Haberler

Yeni nesil unlar sağlıklı ve formda kalmanızı sağlıyor

Beslenme alışkanlıklarının ve tüketilen gıdaların birçok hastalıkla bağlantısı bulunuyor. Özellikle çölyak hastalarının, buğday unuyla yapılan besinlerden uzak durması gerekiyor. Değişen yemek alışkanlıklarıyla beraber buğday ununa alternatif glisemik indeksi yüksek ve glutensiz yeni nesil unlar, sofralarda yerini alıyor. Memorial Wellness Beslenme Danışmanı Dyt. Ceren Çetin, yeni nesil unlar ve faydaları hakkında bilgi verdi.

Buğday unundaki gluten, lektin gibi yapılar ve yüksek karbonhidrat içeriği bazı metabolizmalar üzerinde olumsuz etkiye neden oluyor. Çölyak hastaları kesinlikle beyaz un tüketmemeli. Rafine beyaz un gibi buğday kökenli unların dışında, farklı kaynaklardan elde edilen unlar, yeni beslenme akımlarının da etkisiyle giderek çoğalıyor. Başta yağlı tohumlardan ve çeşitli bitkilerden elde edilen bu alternatif unlar, gluten içermemeleri, glisemik indekslerinin yüksek olması, yüksek vitamin ve mineral değerleriyle daha sağlıklı tercihler arasında yer alıyor. Yeni nesil unlardan bazılarını şöyle sıralayalım…

Hindistancevizi unu:

Hindistancevizi meyvesinin kurutulup öğütülmesiyle elde edilen hindistancevizi unu, lif ve fonksiyonel yağlardan zengin olup, paleo diyet gibi düşük karbonhidrat içeren diyet programları ile uyumlu. Tıpkı meyvesinde olduğu gibi hindistancevizi unundaki fonksiyonel yağlar, kişilerin şeker metabolizmalarının ve kolesterol düzeylerinin dengelenmesine yardımcı oluyor. Aroması nedeniyle özellikle tatlı tariflerle de uyum sağlıyor.

Badem- ceviz- fındık unları:

Yağlı tohumlardan elde edilen unlar gluten, lektin ve karbonhidrattan fakir olmakla birlikte arjinin amino asidi, magnezyum, bakır, mangan, kalsiyum ve potasyum gibi pek çok mineralden zengin. Özellikle ceviz ve bademin halk arasında kötü kolesterol olarak bilinen LDL kolesterol değerlerinin düşürülmesine yardımcı olduğu biliniyor. Badem unu yapı gereği de iyi bir kıvam arttırıcı. Bu nedenle tatlı ve tuzlu pek çok tarifte kullanılabiliyor.

Amarant unu:

Çiçekleri süs bitkisi olarak kullanılan bitkinin tohumları, tahıl olarak tüketilebiliyor. Daha önceleri adı pek de duyulmayan amarant, tadı bakımından diğer alternatiflere kıyasla daha nötr bir un çeşidi. Bu nedenle de tüm tariflere uyum sağlayabiliyor. Yüksek protein içeriği nedeniyle düşük karbonhidratlı diyetlerle uyumlu ve aynı zamanda glutensiz bir un. Yüksek mineral içeriğine ek olarak folik asitten de zengin. Bu nedenle hamile kadınların tüketmesi önerilebilir.

Karabuğday unu:

Adında buğday geçse de karabuğday bir buğday çeşidi değil ve gluten içermiyor. Özellikle antioksidanlardan zengin olması nedeniyle önerilen karabuğday, B grubu vitaminler, manganez, magnezyum, çinko, demir ve folik asitten de zengin. Aynı zamanda lif içeriği nedeniyle sindirimi kolaylaştırıyor. Özellikle ekmek tariflerinde kullanılan karabuğday, daha çok tuzlu tariflere yakışmakla birlikte tatlılarda da kullanılabiliyor.

Teff unu:

Yapısı oldukça küçük olan teff, glutensiz olması nedeniyle glutensiz diyetlerde buğday ununun doğru bir alternatifi. Dünyadaki en küçük tahıl tanesi olarak biliniyor. Demir, fosfor, B vitamini, kalsiyum ve daha pek çok mineralden zengin teff unu, metabolizmanın sağlıklı çalışmasını destekliyor. Genellikle diğer glutensiz unlarla birlikte tariflerde kullanılıyor ve tarifin daha kuru olmasını sağlıyor.

Ceren Çetin – Diyetisyen

 

Önceki yazıSonraki yazı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir