Bunları biliyor muydunuz?

by Basak Oksak

Kahve çiçeği yılda kaç kez açıyor?

Kahve, bildiğiniz üzere ağaçta yetişen bir meyve. Ağaç oluşumunu tamamladıktan sonra bir yıl boyunca pek bir hareketlilik gözlenmiyor. Kahve, meyve vermeye yaklaştığında ise beyaz bir çiçek açıyor. Bu çiçeğin şekli ve kokusu da yasemin çiçeğine benziyor. Hoş kokulu bu çiçekler, tıpkı bir gelin gibi kahve ağacının üzerinde harika bir görüntü ortaya çıkarıyor. Yağmurlardan sonra açan çiçekler saatler içinde solmaya başlıyor. Tam olarak solduktan sonra da kahve meyvelerini oluşturuyor.

Kahvelerin aroma ve lezzetleri neye göre değişiklik gösteriyor?

Aynı tarladan toplanan ve aynı yörenin kahvelerinin tat ve aroma bütünlüğü birbirine yakın oluyor. Yakınındaki meyve ağaçlarından, dağlardan ve toprak yapısından bu zenginliği oluşturan meyveler ilk önce fermantasyon işleminden geçiyor. Ana hatları ile üç tip fermantasyon var. Kuru yöntem, yarı yıkanmış yöntem ve yıkanmış (fully) yöntem. Kuru yöntemde çekirdekler dış kabukları olan meyve şekilleri ile güneşte günlerce kurutulurken; yıkanmış yöntemde kabuktan çıkarılmış çekirdek suyun içinde 48 saat bekletiliyor. Bu işlemlerde aroma kayıpları olabildiği gibi, aromanın hapsolması da yaşanıyor. Bazı kahve çeşitleri kuru yöntemde aromalarını içeri mühürlerken, lezzet yapıları da yıkanmış kahvelere göre farklılık gösteriyor. Dolayısıyla kahvedeki tat bütünlüğünün sağlanması için hangi yörenin kahvelerinin hangi yöntemle fermente edileceği önceden biliniyor ve bu farklılıklara göre işlem uygulanıyor.

Bir İtalyan kahve ve tatlı türü olan affogato nasıl keşfedildi?

Floransa’nın en önemli ailesi Medicilerden Catherine de Medici, amcası tarafından Fransa Kralı’nın oğlu ile evlendirilince Fransa’ya yerleşir. Fakat Medici tam bir İtalyan yemekleri âşığı olmakla beraber bu özlemini gidermek için İtalya’dan aşçılar getirtir. İtalyan yemeklerini yaparken dondurma üzerine espresso birleşimi ile affogato’yu keşfeder. Bu farklı lezzet, İtalya’da da duyulur ve dünyada meşhur bir İtalyan tatlısı ve kahve çeşidi olarak literatüre girer. Catherine de Medici’nin keşifleri arasında beyaz tutkal sosu olarak geçen ve sonradan ismi tescillenen beşamel sos da bulunuyor.

II. Abdülhamid’in ilginç kahve içme yöntemi!

Kahveye en fazla düşkün olan padişahlardan biri olarak bilinen II. Abdülhamid, kahvesini kendi tuğrasının olduğu ve aynı anda servis edilen iki fincandan içerdi. Biri bittikten sonra peşi sıra ikincisini içen padişah, gün içinde bu ritüelini yaklaşık 8-10 kere tekrarlardı. Kahveyi içerken genelde yalnız olmayı tercih eden padişahın birlikte kahve içtiği tek kişi zaman zaman eşi olurdu. Kahve olarak sarayda o dönem kullanılan Yemen kahvesi şekersiz olarak yapılır ve içilirdi.

Herkesin günlük tüketebileceği kahve miktarı farklı mı?

Kahvedeki vücudu etkileyen ana maddenin kafein olduğunu biliyoruz. Yüzde 97’si su olan bir fincan kahvedeki kafein miktarı arabica çekirdek tipi kahvelerde yaklaşık yüzde 1,5, robusta çekirdek tipi kahvelerde ise yüzde 3 civarında. Instant kahveler yüzde 5-7 seviyelerinde kafein içeriyor. Tabii kafein sadece kahvede bulunmuyor. Kolada, çayda (tein maddesi olarak) ve ilaçlarda da kafein bulunuyor. İçeceğiniz kahvenin arabica ağırlıklı oluşu, kafein miktarını düşüreceğinden (Türk kahvesi yüzde 100 arabica çekirdeklerinden yapılıyor) bu harmanları tercih edebilirsiniz. Vücudunuzun kafein direnci çok düşük değilse, günde 2-3 fincan Türk kahvesinin sizi olumsuz etkilemesi pek de mümkün görünmüyor. Zira tüketilen bardak bardak çay göz önüne alındığında, alacağınız kafein miktarı bunun yanında çok düşük sayılır. Kafeine karşı hassas bir durum söz konusu ise tercihinizi filtre kahve ya da Türk kahvesinden yana kullanabilirsiniz.

Türk kahvesinin cildimize ne gibi faydaları var?

Kahve bir mucize bitki diyoruz ya hep, inanın doğruluk oranı çok yüksek. Oluşturacağınız çok basit bir cilt maskesi ile rahatlatıcı ve faydalı bir sonuç elde edebilirsiniz. Yumurta akını 1-2 tatlı kaşığı Türk kahvesi ile macun kıvamına getirin.

Bir maske fırçası yardımıyla göz altları, alın ve elmacık kemiklerini kapatacak şekilde yüzünüze uygulayın. Yaklaşık 15-20 dakika kurumasını ve cildinize nüfuz etmesini bekleyin. Sonrasında ılık su ile iyice yüzünüzü durulayıp nemlendirici bakım kreminizi sürün. Bu kürü birkaç kez düzenli olarak uygularsanız, cildinizin üzerindeki olumlu etkilerini fark edeceksiniz.

Kahvenin dünyaya yayılmasında Nurbanu ve Hürrem Sultan’ın rolü Kahve saraya geldikten sonra (1543), Hürrem Sultan’ın gelini, 2. Selim’in eşi Nurbanu Sultan, aslen Venedikli olmasının avantajı ve tüccarlar vasıtasıyla kahveyi Venedik ve İtalya’ya yolladı. İlk kafelerin açılması da o döneme rastlar. Savaşlarda bile arabuluculuk yapmasıyla bilinen Nurbanu Sultan’ın, kahvenin Avrupa’ya yayılmasında bu denli önemli bir rolü var. (Sonrasında bilindiği gibi II. Viyana Kuşatması ile geride bırakılan kahveler Avusturya ve Fransa’ya yayıldı.) Hürrem Sultan da tam bir kahve düşkünüydü. Kahvenin Osmanlı Sarayı içinde yayılmasında önemli katkılarda bulundu.

Tarihte ilk kahve kitabı ne zaman ve kimin tarafından yazıldı?

İlk kahve kitabı Venedikli bir bitki bilimci olan Prospero Alpinos tarafından 1592 yılında yazıldı. Yazarın, ‘De Plantis Aegypti Liber’ adındaki kitabında kahve bitkisi tüm detaylarıyla belirtiliyor. Esasen Rhazes (Fars simyacı, kimyager, hekim ve filozof Razi) çok daha öncelerinde kahveyi kitabında bulundurmuş olsa da bunun kahve adıyla tanımlamasını yapmamış. Yani keşfetmiş ama kahve olduğunu bilmediği için isimlendirmemiş. Alpinos’un kitabından sonra kahve araştırılmaya başlanıyor. Peşi sıra da ekimi amacıyla Orta ve Güney Amerika’daki gelişmeler yaşanıyor.

Yazı: Cenk R. Girginol

Bunlar da hoşunuza gidebilir

Yorum Yazın

Secured By miniOrange