“Sektörde çalışanların sayısı yaklaşık 150 bin azaldı”

by Basak Oksak

Kaya Demirer – TURYİD  Başkanı:

TURYİD (Turizm Restaurant Yatırımcıları ve İşletmecileri Derneği) Başkanı Kaya Demirer, salgının en çok etkilediği sektörlerin başında gelen yeme içme sektörünün son durumunu değerlendirdi. Demirer, sektördeki çalışan personelin mağduriyetinin giderilmesi ve işletmelerin ayakta kalabilmesi için yetkililerden taleplerini de sıraladı…

2020 yılını yeme içme sektörü açısından değerlendirecek olursanız neler söylemek istersiniz?

2020 hemen hemen tüm sektörler açısından zor bir yıl oldu. Fakat yeme içme sektörü özelinde bakıldığında bir genelge ile kapanan az sektörden biriyiz. Her iki kapanma da sektörde ciddi yaralar açmış olmakla beraber özellikle ikinci kapanma çok daha fazla hasar oluşturuyor. İşlerimizin en yoğun olduğu ekim-mart dönemi kapalı olmak ve de desteklerin sektörümüz özelinde çok az veya ulaşılmaz olması sektörün zararlarını arttırıyor ve dayanılmaz hale getiriyor. 2020 yılı sonunda sektörün yüzde 25 üzerinde küçüleceğini düşünüyoruz.

Sektördeki işletmeler salgın nedeniyle ne gibi zararlara uğradı, bunların telafisi için neler yapıldı, yapılıyor?

Mart ayındaki ilk kapalılık dönemi olan haziran ayına kadar devletin vermiş olduğu, KÇÖ (kısa çalışma ödeneği), NÜD (nakti ücret desteği), vergilerin ötelenmesi, icra ve iflasların dondurulması, KGF (kredi garanti fonu) kredileri ve kamu bankaları kredi destekleri ile sektörün zararları limitli oldu. Sektörün yüzde 6’sı haziran ayında tekrar kepenklerini açmadılar. Tüketicinin sosyalleşmeye özlemi ve yaz dönemi olması sebebiyle cirolar evvelki dönemin yüzde 65’lerine kadar  ulaştı. Uygulanan KDV indirimi de çok büyük fayda sağladı.

Kasım ayında gelen ikinci kapanma ise maalesef desteklerin birinci dönemdeki gibi olmaması sebebi ile sektörü çok zor durumda bıraktı. İlk kapanma döneminde sektörün aldığı kredilerin taksitlerinin vadesi geldi, ötelenen vergi ödemelerinin de vadeleri geldi çattı. Bu hususta henüz bir kolaylık sağlanmadı ve sektör büyük bir darboğaza girdi.

Tamamen kapatmak zorunda kalan, iflas eden işletmelerin ve yine sektördeki işsiz kalan çalışanların sayısı hakkında bilgi verebilir misiniz? Kimleri nasıl etkiledi?

2020 yılın ilk mart-haziran arası kapalılık dönemi sonunda sektörde yer alan firmaların yüzde 6’sı tekrar açılamadı. 2020 sonuna gelindiğinde bu oranın yüzde 15 civarını aşmasını öngörüyoruz. Yeme içme sektörü içerisinde yer alan bar, gece kulübü gibi işletmelerin mart ayından beri kapalı olduğunu unutmamak gerekiyor. Bu işletmelerin çalışanları başta olmak üzere kapalılık döneminde de gelirleri çok düşen çalışanlar bu sektörden çıktı ve çoğunluğu da tekrar iş hayatına dönemedi. Bu çalışanlardan en fazla etkilenenler topladıkları bahşişlerle geçinen garsonlar ve komiler. Sektörde çalışan sayısının bu dönemde 150 bin civarında azaldığı düşünülüyor.

Mekânlar kapandı ama paket servisler devam ediyor. Bu durum bir nebze de olsa nefes aldırıyor mu işletmelere?

Sektörde yer alan 100 bin civarında işletmenin sadece imkânı olanlar gel-al ve paket servisi yapacaklar. Diğer bir değişle sektörün yüzde 85’i hiç iş yapamayacak, kalan yüzde 15’si ise gel-al ve paket servis ile normal cirolarının ancak yüzde 3-5’ini yapabilecek.

Sektörün ancak yüzde 15’i bu hizmeti verirken dikkat edilmesi gerekli hususlar da var. Paket servis esasen ayrı bir dükkân açmaktan farksız. Bir taraftan ciddi bir ‘know-how’ gerektiriyor, yanlış yapılan hesaplar işletmeleri ciddi zarara ve prestij kaybına sürükleyebilir. Paket serviste yayılmayı bu hizmeti sağlayan aracı firmalarla gerçekleştirmek en süratli yol. Unutmamalıyız ki dünyada olduğu gibi ülkemizde de paket servise aracılık eden işletmelerin komisyonları da çok düşük değil. Bu aracı firmaları kullanmayıp kendiniz bir altyapı kurmaya çalışırsanız, bu altyapıya uygun kuruluş sayısı iki elin parmaklarını geçmez. Bu işi oturtmak ciddi bir süreç.

Sizin TURYİD Başkanı olarak yetkililerden ne gibi talepleriniz var?

Öncelikle çalışan personelimizin mağduriyetinin giderilmesi ve akabinde sektördeki işletmelerin ayakta kalabilmesi için taleplerimizi şöyle sıralayabiliriz:

17 Nisan sonrası işe giren çalışanların KÇÖ dışında kalması durumunda NÜD’den faydalanma haklarının verilmesi,

NÜD ödeneğinin artırılması,

Kasım ayı SGK ve muhtasar ödemelerinin Haziran 2021’e ötelenmesi,

Halk arasında ‘vergi affı’ olarak bilinen, yapılandırma ödemelerinin 2021 Haziran ayından itibaren başlatılması,

İcra ve iflasların kapalılık dönemi boyunca dondurulması,

KGF ve benzeri kaynaklardan kullanılmak üzere, 1 yıl ödemesiz orta ve uzun vadeli (en az 5 yıllık), esnek faizli, TL bazında, kolay ulaşılabilir ve süreli kredilerin en acil şekilde sağlanması,

Sektöründe uygulanmakta olan KDV indirimleri ile kiralar üzerindeki KDV ve stopaj indirimlerinin 31 Aralık 2021 tarihine kadar uzatılması.

2021 ile ilgili beklentileriniz neler? Sektörün toparlanması için ne kadar zamana ve ne gibi desteklere ihtiyacı var?

2020 yılının geriye dönük unutması çok zor bir kâbus olarak kalmasını ümit edebiliyorum, bugünlerde ancak yapabileceğimiz bu kadar. Fakat aşılama ile hayatımızdan öncelikle 8-12 ay çıkacak sonrasında ise tekrar aşı ve/veya ilaç ile kesin çözüme girecek bir sürecin başlaması ve bu şekilde tünelin ucunun gözükmesi ile çok büyük bir talep patlamasını öngörüyorum. Rövanş tüketim, rövanş  gezme ve seyahat ve sosyalleşme gibi kavramları yoğun olarak duyacağız. 2022 yılı ile 2019 yılında bıraktığımız yıllık misafir/ziyaretçi sayılarına ulaşabiliriz. TL bazında ciroyu sorduğunuz zaman farklı unsurlar  devreye giriyor. Ancak 2021 yılının ikinci yarısından  itibaren de ciddi toparlanma göreceğimizi umuyorum.

Beef&Fish Ocak-Şubat sayısı (2021)

Bunlar da hoşunuza gidebilir

Yorum Yazın

Secured By miniOrange