Mutfak Dostları Derneği tarafından gerçekleştirilen 7. Altın Kaşık Gastronomi Ödülleri, on iki ana kategori ve iki özel ödülle Four Seasons Hotel Sultanahmet’te düzenlenen törende sahiplerini buldu.
7. Altın Kaşık Gastronomi Ödülleri kazananları şöyle sıralandı:
- Yılın Türk Şefi: Burçak Kazdal
- Yılın Yabancı Şefi: Shunichi Horikoshi
- Yılın Genç Şefi: Volkan Özkur
- Yılın Pasta Şefi: Merve Burcu Akbulut
- Yılın Geleneksel Lokantası: Kuşhane, Van
- Yılın Yabancı Konsept Lokantası: Madhu’s, İstanbul
- Yılın Tek Ürün Geleneksel Lokantası: Kısmet Pide, Nazilli
- Yılın Pastanesi veya Tatlı Evi: Ulus Pastanesi, Bursa
- Yılın Ürün Satış Noktası (Yiyecek & İçecek): Kozmaoğlu-İdeal Salam, İstanbul
- Yılın Gastronomi Kitabı: Kırk Kat Baklava Tarihi– Priscilla Mary Işın, Burak Onaran – Can Yayınları Mundi Kitap
- Yılın Dijital Yayını: Kısık Ateş İnternet Sitesi
- Yılın Servis Ödülü: Lokanta By Divan, İstanbul
Gecede Jüri Özel Ödülü; 1926’dan bu yana Beyoğlu’nda varlığını devam ettirerek köklü bir geleneğin temsilcisi olan Üç Yıldız Şekerleme’ye verildi. Ödülü, ailenin üçüncü kuşak temsilcisi Altuğ Dörtler aldı.
Tuğrul Şavkay Başarı Ödülü’ne ise, mutfak kültürümüzün köklerinin ortaya çıkarılması konusunda uzun yıllardır çalışmalar yürüten Profesör Günay Kut ve mutfak kültürü araştırmacısı Nevin Halıcı layık görüldü. Nevin Halıcı ve Günay Kut’a ödüllerini Mutfak Dostları Derneği Onursal Başkanı Ahmet Örs takdim etti.
Mutfak Dostları Derneği Başkanı Esin Sungur törende yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Derneğimizin 35.yılını kutladığımız 2026 yılında Altın Kaşık Ödülleri bizi gerçekten memnun ediyor. Çeşitli açılardan tartışmalara sahne olan gastronomi dünyamızda, konusunda uzun senelerdir çalışan ve gerçek bir topluluk bilinci ile hareket eden derneğimizin tarafsız bir referans noktası olarak gastronomi alanının tüm bileşenlerini kapsayan bu ödül programını sürdürmesinden gurur duyuyoruz. Bu noktada, bir sofra etrafında bir arada olduğumuz ve sivil topluma katkısını esirgemeyen üyelerimize, destekçilerimize ve tüm dostlarımıza teşekkür ediyoruz.
Tarımın, yerel üretim ve üreticinin elimizden kayıp gittiği bir ortamda gastronomide sürdürülebilir ilerlemeden ve gıda güvenliğinden söz edemeyiz. Bu yılki törenimiz için executive şef Özgür Üstün’ün Avlu restoranın genel yaklaşımından yola çıkarak hazırladığı ve ürün tedarikçilerinin yüzde 70’ini küçük üreticiler, sosyal girişimler ve kadın kooperatiflerinin oluşturduğu menü, bu bakış açımızla tam bir uyum içindeydi. Bu tür çalışmaların yaygınlaşması, mutfak zenginliğimizin sürdürülebilirliğini sağlamak üzere tüm sektörün bu konuya eğilmesi en büyük dileğimiz. Şeflerden restoran işletmecilerine, satış noktalarından kültür alanında üretim yapanlara, hep birlikte toprağımızın, ürünümüzün peşine düşmeli ve bu nüveden oluşmaya başlayan kar topu etkisini hayata geçirmek için çabalamalıyız. 35.yıl çalışmalarımızı da bu amaca hizmet ederek mutfağımızın yarınlarına katkı sunma hedefiyle gerçekleştireceğiz.”