Kopenhag’daki deneyimsel gastronomi restoranı Alchemist’in şefi Rasmus Munk, bu yıl Milano’da düzenlenen prestijli The Best Chef Awards 2025 töreninde Dünyanın En İyi Şefi unvanına layık görüldü. Munk, bu ödülü art arda ikinci kez kazanarak bu başarıya ulaşan ilk Nordik şef oldu.
2024 yılında ilk kez birincilik koltuğuna oturan Munk, gastronomide yaratıcılık, bilim ve sanatın kesişim noktasında konumlanan vizyoner yaklaşımıyla jüriyi bir kez daha etkiledi.
Sahneye çıkarak ödülü kabul eden Munk, küresel şef topluluğunun gıda endüstrisinin geleceğini şekillendirme gücüne dikkat çekti: “Umut ediyorum ki genç şeflere daha bütüncül bir yöne ilerlemeleri için ilham verebilirim; onlara gastronominin sadece bir zanaat olmadığını ve yiyecek aracılığıyla kurulan iletişimin anlamlı bir sanatsal dil olabileceğini göstermek istiyorum. Yemek, sohbetleri başlatma, sorular ortaya koyma ve değişime ilham verme gücüne sahiptir. Bu kadar parlak şefle birlikte listede yer almak benim için gerçekten büyük bir onur ve inanıyorum ki hepimiz, gıdanın geleceğini şekillendirmede bir rol oynayabiliriz.”

Üst Üste İki Kez “En İyi Şef” Olan Üçüncü İsim
2017’den bu yana verilen The Best Chef ödüllerinde bugüne kadar sadece üç şef birden fazla kez birinci seçildi:
Joan Roca (2017, 2018 – El Celler de Can Roca, İspanya)
Dabiz Muñoz (2021, 2022, 2023 – DiverXO, İspanya)
Rasmus Munk (2024, 2025 – Alchemist, Danimarka)
Bu yıl 6 kıtadan 972 gastronomi uzmanının oy kullandığı listede, jüri; şeflerin yaratıcılık, inovasyon ve sektöre katkılarını dikkate aldı.
The Best Chef Awards’ın Kurucu Ortağı ve CEO’su Cristian Gadau, Munk’un zaferi hakkında şöyle konuştu: “İki yıl üst üste kazanmak, Rasmus Munk’un olağanüstü vizyonunun bir kanıtıdır. Alchemist ile yaratıcılık ve bilimin sınırlarını zorlamaya devam ediyor, mutfağın çok ötesine ulaşan yeni diyaloglar açıyor. Rasmus’u gerçekten olağanüstü kılan şey ise, bu öncü ruhu alçakgönüllülükle dengeleme biçimi – egosuz, yalnızca ilham vermeye ve değişim yaratmaya yönelik bitmek bilmeyen bir tutkusu var. Bizim için o, ‘En İyi’ olmanın ne anlama geldiğini mükemmel bir şekilde temsil ediyor,”
Munk, ödül sonrası şu açıklamayı yaptı: “Bu ödülü almak gerçekten büyük bir alçakgönüllülük hissi veriyor ve restoran sektöründen bu kadar çok kişinin bana oy vermesinden dolayı çok gururluyum. Ancak bu ödül sadece bana ait değil – bu, Alchemist ekibinin tamamına ve her gece misafirlerimize en iyi deneyimi sunmaya adanmışlıklarına bir övgüdür” dedi.
Türkiye’den ise Aret Sahakyan (Maçakızı, Bodrum), Maksut Aşkar (Neolokal, İstanbul), Burçak Kazdal (Apartıman Yeniköy, İstanbul), Cenk Debensason (Arkestra, İstanbul), Çiğdem Seferoğlu (Hodan, İstanbul), Doğukan Kaya (Sakhalin, İstanbul), Fatih Tutak (TURK, İstanbul), Sinem Özler (Seraf Vadi, İstanbul), Osman Serdaroğlu (Teruar Urla, İzmir), Osman Sezener (OD Urla, İzmir) ve Ozan Kumbasar (Vino Locale, İzmir) listede yer aldı.
Geleceğin Gıdasına Yön Veren Bir Şef
Sadece mutfakta değil, bilimin ve sürdürülebilirliğin kesişiminde de aktif olan Munk, Alchemist bünyesindeki Spora Gıda İnovasyon Merkezi aracılığıyla geleceğe yön veriyor. Spora, şu sıralar Novo Nordisk Vakfı ve Gates Vakfı’nın desteğiyle yürütülen “Asetattan Yiyeceğe” adlı küresel projede kritik bir rol oynuyor. 21,7 milyon euro bütçeli bu projede, karbondioksit (CO₂) bazlı protein üretimi ile yılda bir milyardan fazla insanın beslenmesi hedefleniyor.