Kahvede yeni tatlara açık mısınız?

by Basak Oksak

Kahve içmeyi çok seviyorsunuz, peki ama kahve tercihinizi neler belirliyor? Alışkanlıklarınız, damak zevkiniz ya da yeni tatlara ne kadar açık olduğunuz mu? Belki de hepsi… Ama unutmayın, sizin en sevdiğiniz kahve hangisiyse, en iyisi odur. Yine de biraz yeniliklere açık olmaktan, farklı tatlar denemekten, dünyanın lezzetli kahveleri arasında bir keşif yolculuğuna çıkmaktan zarar gelmez!

Hep sorarlar, “En iyi kahve hangisidir” diye ve ben hep aynı yanıtı veririm: “En iyi kahve, en severek içtiğiniz ve hoşunuza gidendir.” Teorik olarak tabii ki kahveler kendi içlerinde iyi ve kötü, kaliteli ve kalitesiz olarak belirli değerlerle ifade edilir. Fakat içtiğiniz kahve damak zevkinize uyuyor ve size keyif veriyorsa, zaten en iyiyi bulmuşsunuz demektir. Tıpkı yemek gibi düşünün! Michelin yıldızı almış bir Fransız restoranında yiyeceğiniz bir mantarlı ıstakoz tabağı, teorik olarak kabul görmüş iyi bir yemek olduğu halde size hitap etmeyebilir. İşte aynı şey kahve için de geçerli. Ritüelleri olsa da zevkinize kalmış.

Kahveye şeker atılmaz, süt konulmaz” gibi çeşitli kurallar koymaya çalışanlar var. Mutlaka duymuşsunuzdur. Ama siz onlara hiç kulak asmayın. Kahveye şeker de atılır, süt de eklenir, buz da konur. Eğer bir tadım testi yapmıyorsanız, bunları kullanmanızın hiçbir sakıncası yok. Biz Türkler genelde acı tatlardan uzak, daha yumuşak, şekerli-tatlı kahvelerden hoşlanıyoruz. Bir espresso içicisi olarak her ne kadar benim damak zevkime uymasa da çikolatalı, karamelli, fındıklı bileşimler, sütlü ürünleri kahve ile buluşturuyor.

Cappuccino, latte gibi krema ve köpük düzeyi daha yüksek içecekler damağımıza hitap ettiği kadar göz zevkimizi de doyuruyor. Ama unutmayın, böyle lezzetlere ulaşmak için öncelikle iyi bir kahve gerekiyor.

Yani zannetmeyin ki sütlü ürünün içinde kahvenin gerçek tadı baskılanıyor, aksine daha çok öne çıkıyor. İyi bir süt ve kaliteli bir kahve dengesi mükemmel sonucu beraberinde getiriyor. Mükemmel bir cappuccino ve latte gibi kahveler için tek ihtiyacımız olan, iyi bir espresso ve kaliteli bir süt. Kremalı sevenlere… Sütü kremalaştırırken ufak ev tipi makinelerde bulunan buhar çubuklarını ya da pille çalışan titreşimli shaker misali köpürtücüleri kullanabilirsiniz. Eğer kremalaşmazsa büyük boy bir french press ile bu köpürtme işlemini yapabilirsiniz. Isıtılmış sütü french press’in içine koyduktan sonra tel süzgeci yukarı aşağı oynatmanız, sütün hacim kazanmasını sağlar. Ancak sütün ısı değerinin 70 derecenin üzerine çıkmaması lazım. Aksi halde süt tat olarak acılaşırken, protein değerleri de azalmış olur. Fincanınızın içine espresso’nuzu hazırlayın ve ardından bardak hacminin üstüne çıkmadan kremalı sütü ilave edin. Cappuccino’nuz hazır. Cappuccino ve latte arasındaki ince çizgi ise latte’de köpük olmaması ve süt miktarının ufak bir seviye fazla oluşu.

Çikolata, fındık, vanilya…

Belki de klasik tatlardan bıktınız, farklı tatlar peşindesiniz. O halde kahve ile biraz oynamaya hazırsınız demektir! Fincanınızın içine doğal aromalar ekleyerek başlayalım mı? Kahveye en çok yakışan ve tercih edilen lezzetler çikolata, karamel, fındık ve vanilya olarak sıralanabilir. Hazır şuruplar marketlerde satılıyor. Hatta diyabet hastaları veya şeker istemeyenler için şekersiz olanları da mevcut. Birer kapak ilave etmeniz yeterli. Çikolatalı latte veya cappuccino’nuz hazır! Ama yetmez, biraz daha tatlandıralım derseniz, çubuk tarçın ve hindistancevizinin nimetlerinden yararlanabilirsiniz.

Aynı yaratıcılık ve farklı keşifleri Türk kahvesinde de deneyebilirsiniz elbette. Özellikle kakule, tarçın, damla sakızı katarak Türk kahvesi keyfinizi bambaşka bir boyuta taşıyabilirsiniz. Ayrıca portakal kabuğu rendesi gibi çeşitli meyvelerden de yararlanabilirsiniz. İçtiğiniz kahve damak zevkinize uyuyor ve size keyif veriyorsa, en iyiyi bulmuşsunuz demektir.

Kahve, ucu bucağı olmayan zenginlikte, farklı tatları bize sunuyor. Her yeni keşif bambaşka lezzetlerin kapısını aralıyor. Bize sadece denemek, keyif almak ve mutlu olmak kalıyor…

İçine süt girince zannetmeyin ki kahvenin tadı baskılanıyor; aksine daha çok öne çıkıyor. İyi bir süt ve kaliteli bir kahve dengesi, mükemmel sonucu beraberinde getiriyor.

Kahve yanına kurabiye “Kahve tek başına içilmez, yanında tatlı lazım” diyorsanız, sizi mutlu edecek küçük bir bilgi de vereyim. Kahveye pek yakışan tatlılardan tiramisu’yu ne yazık ki her yerde gerçek tadıyla yiyemiyoruz. İtalyan bir şeften aldığım tiramisu tarifini kitabımda sizlerle paylaşmıştım. Burada tarifi tekrar vermeyeceğim ama birkaç önemli püf noktasını paylaşacağım. Mükemmel lezzette bir tiramisu’nun sırrı, yapımında instant kahve, Türk kahvesi veya filtre kahve kullanılamayacağı. Doğrusu espresso kullanmak. Makine yoksa Moka Pot da olur. 6-7 shot espresso yeterli. İkinci önemli nokta ise hazır kalıp kek değil, orijinal kedi dili bisküvisi kullanmak. Ve son olarak orijinal mascarpone kullanmanız en doğrusu. Eğer bulamazsanız yemek kremasına 7-8 damla limon suyu sıkıp 48 saat bekleterek kendiniz de hazırlayabilirsiniz. Ayrıca içerisine Türk kahvesi kattığınız kurabiye de kahvenin yanına oldukça yakışan tatlardan. Farkındaysanız içine kahve girdiğinde bizi mutlu etmeyen bir yiyecek veya içecek yok.

Dünyadan farklı kahveler Dünyanın pek çok yöresinde farklı kahveler üretiliyor. Her birinin karakteristik özellikleri, dolayısıyla da sevenleri farklı…

İklim, toprak, yetiştiği yerdeki tarla yapısı hatta volkanik yapılar bile kahve ağacına tat veriyor. Kimimiz limoni tatları beğenirken, kimimiz daha floral, kimimiz ise çikolatamsı veya karamelimsi tatlardan keyif alıyoruz. Kahvenin özellikleri kadar demleme yöntemi de tadı üzerinde belirleyici oluyor. Gelin şimdi dünyadaki en yaygın ve bilinen kahve çeşitlerine kısaca bir göz atalım…

Belki hepsini çoktan denemişsinizdir, belki de damak zevkinize yakın hissedip denemek istedikleriniz olabilir, kim bilir? Damağınızda limoni tatlar kalsın isterseniz; filtre kahve olarak V60 veya chemex demleme yöntemi ile Etiyopya ‘Yirgacheffe’ kahvesini deneyin. Çikolatamsı ve floral tatları almak istiyorsanız yine aynı demleme yöntemi ile Kolombiya veya Kosta Rika kahvelerini tercih edin. Meyvemsi ve kakao bazlı tatlar içinse Kenya gibi Afrika kahvelerini deneyin. Eğer espresso bazlı kahveler arasında tercih yapacaksınız, Orta ve Güney Amerika kahvelerinin gövde ve ana yapıyı oluşturduğu, Afrika kahveleri ile aromalandırma ve aftertaste kısmını alabileceğiniz harmanları öneriyorum. Denemenizde fayda var. Ama unutmayın ki bunlar sadece genel bilgiler. Söz konusu ülke ve bölgelerin kahveleri arasında farklılıklar olabilir. Bu konuda size en doğru bilgiyi kahve alacağınız yerdeki uzman kişiler verecektir. Gördüğünüz gibi kahve böylesine ucu bucağı olmayan zenginlikte, farklı tatları bize sunuyor. Her yeni keşif bambaşka lezzetlerin kapısını aralıyor. Bize sadece denemek, keyif almak ve mutlu olmak kalıyor…

Yazı: Cenk R. Girginol

Bunlar da hoşunuza gidebilir

Yorum Yazın

Secured By miniOrange