Haberler

Besinler ruh halimizi nasıl etkiliyor?

Gün içinde tüketilen bazı besinler mutluluk hormonu salgılanmasını sağlarken, bazıları da bizi strese sokabiliyor ya da tam tersi sakinleştirebiliyor. Doğru ve dengeli beslenme, beden sağlığımız kadar ruh sağlığımız için de büyük önem taşıyor. Memorial Bahçelievler Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü’nden Diyetisyen Aslıhan Altuntaş, besinlerin insan psikolojisine etkileri hakkında bilgi verdi.

Besinlerin ruh sağlığı üzerinde güçlü etkileri bulunuyor. Bu etkinin olumlu ya da olumsuz olması ise tüketilen besinin sağlıklı ya da sağlıksız olmasıyla ilgili. Örneğin kısa vadede geçici mutluluk veren basit karbonhidratlar, uzun vadede beden sağlığını olduğu kadar ruh sağlığını da bozuyor.

Psikolojiye çok yönlü olumsuz etkisi olan besinler

Şekerli ve beyaz unlu besinler

Glisemik indeksi yüksek olan tüm besinler bu grupta yer alıyor. Glisemik indeks alınan besinlerin kan şekerini yükseltme hızını ifade ediyor. Bazı besinlerin (şeker miktarı aynı olsa bile) kan şekerini yükseltme hızları farklı olabilir. Glisemik indeksi yüksek olan gıdalar kan şekerini aniden yükseltip azaltabilir. Bunun sonucunda vücut strese girer. Tatlı bir şeyler yenildiğinde lezzetten dolayı mutlu olunduğu zannedilir ancak aslında bu gıdalar vücudun stresini artırır ve uzun vadede mutsuzluk gelir. Glisemik indeksi yüksek besinlere örnek olarak şerbetli tatlılar, beyaz ekmek, beyaz undan yapılan bisküviler, pastalar ve tatlılar sayılabilir.

Süt

Süt ve ürünleri bazı bireylerde çeşitli problemlere yol açabiliyor. Bu duruma intolerans adı veriliyor. Eğer süt ürünleri tüketildiğinde; bağırsak problemleri, ishal, şişkinlik, gaz şikâyetleri, mide yanmaları oluşuyorsa bu durum kişide süt intoleransı olduğu anlamına gelebilir. Sütün doğrudan mutluluk hormonu olan serotonini azalttığı söylenemese de vücuda verdiği rahatsızlıklar dolayısıyla bazen mutsuz eden besinler arasında sayılabilir.

Kahve

Günümüzde sosyal aktivitelerden biri haline gelen kahve, günde 6-7 bardak içilebiliyor. Oysa kahve tüketimi günde 3 bardağın üzerine çıkarıldığında farklı olumsuz etkiler görülebiliyor. Örneğin fazla kahve tüketimi kolesterolün yükselmesine sebep olabilir. Oysa doğru kahve doğru miktarda tüketildiği zaman hem insülin direncine hem de kolesterole destek olduğu biliniyor. Ancak fazla tüketildiğinde kortizol seviyelerini yükseltiyor. Bu da insülini etkilediği için stres yaratır. Bunun yanında taşikardi gibi durumlara sebep olabildiği için vücutta stres oranının artmasına yol açıyor. Vücudun streste olması, zihnin de streste olması anlamına gelir. Dolayısıyla aşırı kahve tüketimi mutsuzluk sebepleri arasında sayılıyor.

Protein

Son zamanlarda adı geçen birçok ünlü diyet; proteinden zengin, karbonhidrattan düşük bir beslenme biçimi öneriyor. Serotonin üretmek için gerekli olan aminoasit triptofan. Yüksek miktarda protein tüketimi ile triptofan genelde diğer aminoasitler ile olan yarışı kaybeder, bu da serotoninin daha az üretilmesine neden olur. Örneğin hindi etinin triptofan içeriği daha fazladır. Bu nedenle protein tercihini hindi etinden yana kullanmak mutluluğu en az çikolata kadar artırır. Ancak protein miktarları fazla kaçırıldığında ya da fazla kırmızı et tüketildiğinde hem vücudu yine sağlık anlamında strese sokar hem de triptofan kan-beyin bariyerini aşıp diğer proteinlerle yarışırken geride kalır. Dolayısıyla üretilmesi gereken hormonların üretimi azalır. Sonuç olarak fazla protein tüketmek vücudu strese sokarak mutsuzluğa yol açar.

Mutluluk veren besinler

İnsanları mutlu eden ve pozitif enerji veren besinleri ise şöyle sıralayabiliriz…

Koyu yeşil yapraklı sebzeler

Magnezyum, depresyon tedavilerinde de genellikle eksikliği görülen, kadınların regl dönemlerinde kan seviyelerinde normalin altına inen minerallerden biri. Koyu yeşil yapraklı sebzeler ve kabak çekirdeği gibi besinler magnezyumdan zengin. Magnezyumu doktora danışarak takviye olarak almak da uygun olur. Özellikle spor yapanlar, kilo verme sürecinde olanlar magnezyum takviyesi alabilirler.

Badem, ceviz, fındık, Brezilya cevizi

Mutlu eden besinler olarak sayılan bu yemişlerin yağ içeriği yüksek. Bu nedenle bu besinleri günde 1 avuç içi kadar tüketmek ya da 1 karışım yapıp günlük tüketmek daha anlamlı olur. Çünkü gereğinden fazla almak hem kilo açısından hem de damar sağlığı açısından uygun olmaz. Bunun dışında selenyum da önemli bir mineral. Brezilya cevizi de yüksek selenyum içeriyor. Günde 2-3 tane Brezilya cevizi tüketmek bile günlük selenyum ihtiyacının büyük bir bölümünü karşılıyor. Özellikle haşimato başta olmak üzere tiroit hastalıkları olanlarda enflamasyon konusunda selenyum önemli bir yere sahip. Ayrıca mutluluk verdiğini de ekleyelim.

Yoğurt, kefir

Probiyotik içeren yoğurt ve kefir aslında aynı tür besinler. Yalnızca kefirde maya miktarı daha fazla olduğu için daha çok probiyotik içeriyor. Bu nedenle daha sağlıklı. Her sabah mutlaka kefir içilmeli, sabah içilemiyorsa gün içinde tüketilmeli. Mutlu olmaya yardımcı olacak besin maddelerinden bir tanesi olduğu için probiyotik kullanımı da öneriliyor. Çünkü vücut stresini azaltan bir takviye olduğu biliniyor. Prebiyotikler lif içeriği yüksek gıdalarda bulunan ve probiyotikleri besleyen besinler. Dolayısıyla kuru baklagiller, tam tahıllı ekmekler, sebzeler düzenli olarak tüketilirse ve kabuklu tüketebilen meyveler kabuklu tercih edilirse prebiyotik özellikli besinler yeterli miktarda alınmış olur. Bunun yanında B12 vitamini sinir sistemi için önemli. Depresyon gibi durumlarda da eksikliği görülüyor. Depresyonda homosistein düzeyi düşüyor, bu da kişiyi mutsuz ediyor. B12 en çok yoğurttan ve kefirden sağlanıyor. Yoğurt, suyuyla beraber tüketilmeli çünkü B12 içeriğinin suyunda daha fazla olduğu biliniyor.

Uzman görüşü

Dyt. Aslıhan Altuntaş

Memorial Bahçelievler Hastanesi Beslenme ve Diyet Bölümü

Önceki yazıSonraki yazı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir