“Tedarikçi  hayatta kalamazsa ülke üretimi zarar görecek”

by Basak Oksak

Melih Şahinöz – ETÜDER Yönetim Kurulu Başkanı

130 milyar TL olarak tahmin edilen ev dışı tüketim sektöründeki daralma toplamda yüzde 30  civarında. Otel ve restoran kanallarında bu oran yüzde 50’leri geçiyor. Ev Dışı Tüketim Tedarikçileri Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Melih Şahinöz, “Sektörün bir bütün olarak düşünülmesi ve çıkan tüm destek, teşvik ve ertelemelerin bütün paydaşlarına kullandırılması ve fayda sağlanması şart” diyor.

Salgının en çok etkilediği sektörlerin başında yiyecek içecek sektörü geliyor. Sektörde en çok etkilenenler kimler oldu ve ne gibi olumsuz etkilerden söz edebilirsiniz?

Ev Dışı Tüketim Sektörü’nün tedarikçileri olarak pandemi nedeni ile kapanmak zorunda kalan restoran, kafe, okul, otel gibi müşterilerimiz nedeni ile en çok etkilenenlerden olduk. Üretim ve dağıtımda özellikle EDT pazarına hitap eden tedarikçilerin iş kayıpları yüzde 90’a kadar vardı. İlk kapanmadan sonra yazın kısmi olsa da düzelen piyasalar ekim ayı ile birlikte tekrar olumsuz hale geldi. Müşterilerimizin kapanma sebebi ile ödemeleri geciktiği gibi talepleri de sıfırlandı. Sektörde alımların daralması ve nakit akışının olumsuz etkilenmesi en uçta yer alan çiftçilerimizin de olumsuz etkilenmesine neden oldu. Stratejik öneme sahip gıda tedarikinin özellikle finansman ihtiyacı bu dönemde zirveye ulaştı. Ancak Ev Dışı Tüketim Sektörü’nün tedarikçileri Nace kodu gerekçesi ile bu sektördeki paydaşlarımıza verilen desteklerden yararlanamadılar. Bu konuda gerekli mercilere yaptığımız müracaatlarımıza da olumlu yanıt alamadık. Bu eksik uygulamanın en kısa zamanda hükümetimiz tarafından görüleceği ve giderileceği inancındayız. İlgili bakanlıklar ve kamu kurumları nezdinde müracaatlarımız devam ediyor.

Salgının ev dışı tüketim pazarına etkileri neler oldu, nasıl bir tabloyla karşı karşıyasınız?

Pandemi en çok ev dışı tüketime zarar verdi. Küçülmekte olan pazarımız pandemi ile birlikte derin bir yara aldı. Kapanmalar nedeni ile sektörde ortalama yüzde 50 satış kaybı yaşandığı gözlemleniyor. Bu kayıplar segmentlere göre yüzde 90’a kadar ulaştı. Pandeminin ne kadar süreceğinin belirsizliği sektörün daralmasının devamına neden oluyor. Özellikle sürecin uzaması sektörde konsolidasyonlara  neden olacak. Sektörün toparlanması için hem yeme içme noktalarına hem de tedarikçilerine ciddi devlet desteği şart. Bu tablo pandemi sonrasındaki sürecin de olumsuz birtakım sonuçlara neden olacağını bize gösteriyor.

Salgının başlarında restoranlara verilen teşvik ve desteğin ETÜDER olarak sizin üyelerinize verilmediğini söylemiştiniz. Son durum nedir, bu konuda ilerleme kaydedildi mi?

Şu aşamada maalesef henüz bir değişiklik yaşanmadı. Gerek Ticaret Bakanlığı gerekse TOBB ve İTO nezdinde yazılı taleplerimizi paylaştık. Mevcut durumu izah ederek ihtiyacımızı ve haklı taleplerimizi net bir şekilde ilettik. Pandemi sebebi ile kapanan restoran, otel, kafe, fast-food zincirleri gibi perakende noktaları haklı sebeplerle desteklerden yararlandırılırken onlara mal veren aynı sektördeki tedarikçilerinin yok sayılması kabul edilemez bir durum olup tüm sektörün gelecekte ciddi zarar görmesine neden olacak. Tedarikçi hayatta kalamazsa bu zincir uzayıp üretici ve çiftçiyi de olumsuz etkileyecek, ülke üretimi zarar görecek.  Normalleşme başladığında  ev dışı tüketim noktalarının sürekli ve  güvenilir  tedarikçi bulmaları zor hale gelecek. Bu nedenle sektörün bir bütün olarak düşünülmesi ve çıkan tüm destek, teşvik ve ertelemelerin bütün paydaşlarına kullandırılması ve fayda sağlanması şart.

Biraz da rakamlardan söz edecek olursak, 2019 yılıyla kıyasladığımızda nasıl rakamlarla karşılaşıyoruz? Ev dışı tüketimde (özellikle gıda) bir var olma savaşı mı veriliyor yoksa tamamen durma noktasında mı?

Pazar rakamları pandemi sebebi ile zorlukla ölçümleniyor ancak 130 milyar TL olarak tahmin edilen sektörümüz toplamda  yüzde 30  daralma gösterdi.  Otel restoran kanallarında bu oran yüzde 50’leri geçti. An itibarıyla var olma savaşı veriliyor, aşının olumlu etkisini de dikkate alarak normalleşmenin 2021’in ilk çeyrek sonunda başlayacağını varsayarsak sektörün ihtiyaca yönelik  şekilde desteklenmemesi halinde özellikle  restoran, kafe gibi birçok işyeri açılmamak üzere kapanıyor olabilir.

Pandeminin başlarında, “Küçük ve orta oyuncular konsolide olacak. Pandemi sonrası bu sektörde yine güçlü olanlar pazar payını büyütecek” demiştiniz. Halen aynı düşüncede misiniz?

Aslen bu ifadem pandemiden bağımsız  genel olarak her türlü kriz tüketimde daralmaya  neden olur, krizden çıkarken  finansal ve organizasyon alt yapısı güçlü olanlar da daha hızlı büyür pazar paylarını arttırmış olurlar. Ancak büyük oyuncu da olsanız pazarın küçülmesi  kimsenin istediği bir durum değildir. Kayıt altında olmak kaydı ile her büyüklükte çok sayıda oyuncudan oluşan, derin ve nitelikli bir pazar  daha sağlıklı ve herkes için daha karlıdır. Bu nedenle ETÜDER olarak paydaş STK’larımız İHBİR, TURYİD, TUSİD, TÜRES, TÜROB, TÜROFED, YESİDEF, ZÜCDER İle bir araya gelerek sektörün sürdürebilir kalması için çok önemli işbirlikleri tesis edip , projeler hayata geçirdik.

Sektörün bu olumsuz etkilerden bir an önce kurtulabilmesi için neler yapılması, nasıl bir yol haritası izlenmesi gerekir?

Öncelikli talebimiz olan tedarikçilere özel Nace kodu tanımlanması ve sektöre verilen her türlü destek, teşvik ve ertelemeden tedarikçilerin de faydalandırılması gerekiyor. Tedarikçiler ve müşterileri olan restoran, otel, kafe ve fast-food zincirleri birbirlerini tamamlayan unsurlar. Biri olmadan diğerlerinin olması mümkün değil. Hem genç istihdamın korunması hem de stratejik önemi olan tarımın ve gıda tedarikinin ayakta tutulması için bu düzenleme acilen yapılmalı. Bu konunun ısrarlı takipçisiyiz.

Bunun yanı sıra Ziraat Bankası işbirliği ile kasım ayında hayata geçirdiğimiz Bankkart Başak Tedarik Zinciri Finansmanı ürünü müşterilerimize alım kolaylığı sağlarken sektörün nakit akışının da düzene girmesine faydalı oldu. Bu konuda T.C. Hazine Ve Maliye Bakanlığımız ile birlikte Ziraat Bankası’nın desteğinin devamı çok önemli.

Sertifikalı Güvenilir Tedarikçi  ve Güvenilir Turizm Tesisi projemiz ile  insanlarımızın güvenle dışarıda yeme içme konaklama yapabileceğini, hatta dilerse işletmenin  ne marka ürün kullandığı, hangi tedarikçiden ürün alabileceğini görebileceği dijital bir dünya oluşturmaktayız. QR Kod okutarak tüketiciler tabaktaki ürünün kaynağını, markasını ve tedarikçisini görerek ev dışında güvenle istediklerini tüketebilecekler.

2021 için sektör adına ekonomik beklentileriniz neler? Siz genelde iyimser bir yaklaşımı tercih ediyorsunuz ama bu iyimserlik önümüzdeki yıla ait beklentileriniz için de geçerli mi?

Evet iş hayatında felsefem; ‘Beklentilerde iyimser olmak, ancak iş planlarımızı her türlü ihtimali düşünerek gerekli tedbirleri almak’ üzerine kuruludur. 2021 yılının ilk yarısı boyunca pandeminin olumsuz etkilerinin süreceğini düşünüyorum.  Yine de 2020’ye göre ev dışındaki tüketimin, iç ve dış turizm gelirlerinin 2021 yılında daha iyi olacağını hesaplamaktayız. 2021 yılına girerken ülke ekonomimizi etkileyecek ana unsurlar olan  global ve siyasi gelişmeler karşısında hükümetimizin dünya ülkeleri ile iyi ilişkiler kurup doğru pozisyonlar alacağı inancındayız. Bu şekilde  ülkemizde üretimi ve  istihdamı arttıracak hamleler yapmak ve kişi başı geliri arttırmak mümkün olacaktır. Bu vesile ile yeni ekonomi yönetimimize başarılar diliyor, sektörümüzle daha yakın çalışıp görüşlerimizi paylaşmamıza fırsat verip el birliği ile bu kötü dönemleri atlatmamıza yardımcı olmalarını temenni ediyorum.

Bunlar da hoşunuza gidebilir

Yorum Yazın

Secured By miniOrange