Tarladan Bardağa İyi Çayın İzinde

by selenay

5 bin yıllık tarihine rağmen ülkemizde çok da köklü bir geçmişi olmayan çay, buna rağmen kendine özgü demleme usulü, demlikleri, ince belli bardağı, kıraathaneleri, kıtlaması, sohbeti ve ritüelleriyle Türkiye’de kendi kültürünü oluşturmuş durumda. İster bir simidin eşlikçisi, ister bir dost sohbetinin mezesi olsun, bugün sudan sonra en çok tüketilen içecek konumunda. Peki günlük yaşantımızda elimizden düşmeyen çayımızı ne kadar tanıyoruz ve gerçekten iyi bir çayın nasıl olması gerektiği konusunda neler biliyoruz? Karadeniz’de çıktığımız çay yolculuğunda, çaya dair bilmediklerimizi öğrendik, yanlış bildiklerimizi düzelttik…

Sakinleşmek, mola vermek, sohbet etmek… Çayın herkese farklı bir seslenişi var. Kimine göre alışkanlık, kimine göre bağlılık, kimine göre iletişim, sosyalleşme şekli. Çay ve çay eksenindeki tüm konuları sahiplenen, çay deneyimini hayatın akışında evlerimizde ulaşılabilir kılmak için hep daha fazla çalışarak çaya övgüsünü paylaşan ve çay için bir yol haritası hazırlayan Beko, Türk çayına yol arkadaşı oluyor. Yeni ürünü Beko Dem ile çay yapraklarını inovatif demleme teknolojisiyle bir araya getirerek mükemmel çay deneyimi sunuyor. Bu deneyimin etrafında gerçekleşen Karadeniz buluşmasında, çayın tarladan bardağa uzanan yolculuğuna tanıklık ettik. Gezi süresince Karadeniz’in muhteşem doğasında, çayın tüm süreçlerini inceledik. Çay hasadının enerjisini, dünyadaki farklı çay alışkanlıklarını, iyi çay demlemenin inceliklerini ve bir uzman gibi çay tadımı yapmanın sırlarını çayın gerçek uzmanlarından öğrendik. Özetle, kültürümüzde önemli bir yere sahip çaya dair çok önemli bilgiler edindik, doğru bildiğimiz yanlışlarımız olduğunu gördük. Buyurun, çok işinize yarayacağını düşündüğümüz bu çay yolculuğuna hep birlikte çıkalım…

ZENGİN AROMALI, SAĞLIKLI VE DOĞAL TÜRK ÇAYI

Öncelikle Türkiye’de yetişen çaylar, orijinleri itibarıyla Çin melezi. Bu çayların dem renkleri zayıf olmakla birlikte aromatik özellikleri yüksek oluyor. Türk çay bitkisi, zengin aromalı yapıya, güçlü gövdeye ve yüksek fenolik madde bileşiklerine sahip. Kış aylarında aldığı yoğun kar yağışıyla doğal temizlenme işlemi gören çay tarlalarında pestisit ve kimyasal ilaçlar kullanılmıyor. Bu nedenle Türk çayı sağlıklı ve doğal bir yapıya sahip ve farklı işleme proseslerinden geçerek çeşitli çay tiplerini oluşturuyor. Beyaz çay, yeşil çay, oolong, siyah çay, matcha ve az miktarda sarı çay Türkiye’de işlenen çay tiplerinden olmakla birlikte iyi bakılan çay bitkisinin endüstriyel ömrü ortalama 100 yılı bulabiliyor. Ülkemizde çay hasadı üç sürgün olsa da hava sıcaklıklarının uygun olması durumunda bazı yıllarda dört sürgün hasat yapılabiliyor. Genelde ilk hasat mayıs başlangıcında olurken, son hasat ağustosun üçüncü haftası itibarıyla başlıyor ve ekim ayının sonuna kadar devam ediyor. Çay hasadı genelde ‘çay makası’ diye bilinen çift ağızlı ve torbası olan ekipmanlarla yapılıyor. Çok yoğun olmasa da elle yapılan hasat çok daha kıymetli oluyor. Özellikle elle toplanan ‘2 yaprak 1 tomurcuk’, bölgesel adıyla 2,5 yaprak (açmamış olan körpe yaprak ve alt kısmında yer alan iki çay yaprağı), sekiz kata kadar daha fazla fiyatlanabiliyor. Elle toplanan çay yapraklarının antioksidan etkisi de daha yüksek oluyor.

TARLADAN SOFRAYA KALİTELİ ÇAY

Peki, kaliteli bir çay içmek için tarladan paketlemeye kadar çay nasıl bir süreçten geçiyor? Rize’de, ÇAYMER’de bir araya geldiğimiz Rize Çay Araştırma ve Uygulama Merkezi Genel Müdürü Selçuk Azman, bu süreci şöyle anlatıyor: “Kaliteli çay elde edilmesi için çayın ilk tomurcuklanma sürecinin başlamasından fabrikada kuru çaya dönünceye kadar geçen tüm süreçlerde azami dikkat edilmeli ve belirlenen proses limitlerine uyulması gerekmektedir. Toplanan yaş çayların fabrikaya taşınması sürecinde ezilmesine, kırılmasına ve ısınmasına müsaade edilmemelidir. Fabrikaya gelen çaylar soldurÇaymerma, kıvırma, oksidasyon, kurutma ve tasnifleme işlemlerinden geçirilirken, her bir süreçte proses limitlerine dikkat edilerek üretilmelidir. Prosesler sırasında iyi çaylar öncelikle yaş çay eleklerinden ayrılarak ‘elekaltı’ diye tabir edilen en kaliteli çaylar ayrılıp ayrı bir oksidasyon sürecinden geçirilmelidir. Üretilen tüm nevi çaylar, hem duyusal özelliklerine (renk, aroma, sertlik ve kuru çay görüntüsü) hem de fiziksel analiz sonuçlarına göre (suda çözünen madde miktarı, kafein gibi) ayrı olarak depolanır. Tüketicinin istediği tat ve aromaya ve TGK limitlerine göre harmanlanarak paketlenir. Elekaltı çayları ise özel olarak kendi içerisinde paketlenir.”

İYİ ÇAY NASIL DEMLENİR?

Çayın demlenme şekilleri, istenilen tat ve aromaya göre farklılık gösteriyor. En iyi çayı demleme şekli ise kaynatılmış ve yaklaşık iki dakika soğumaya bırakılmış suyun, yavaşça demlikteki kuru çayın üzerine tek noktadan dökülerek, 20-25 dakika demlenmeye bırakılması ile başlıyor. Ardından demleme süresi dolan çayın, posasından ayrılarak ayrı bir demlikte servis edilmesi gerekiyor. Tabii burada çayın kalitesi kadar suyun kalitesi de çok önemli. İyi çaylar, her zaman yumuşaktır ve boğazınızdan aşağıya doğru inerken hoş bir aroma tadı bırakır ve hemen ikinci bir bardak çay içme isteği uyandırır.

RAKAMLARLA ÇAY

– Dünyada 4,7 milyon hektar alanda çay tarımı yapılıyor.

– Dünyada 6 milyon 80 bin ton çay üretiliyor.

– 2 milyar insanın geçim kaynağı olan çay, sudan sonra en çok tüketilen içecek.

– Çay üretiminde Çin, 2 milyon 980 bin ton ile ilk sırada yer alırken, onu 1 milyon 125 bin tonla Hindistan, 500 bin ton civarında üretimiyle Kenya izliyor.

– Türkiye, 2020 yılında 1 milyon 445 bin ton yaş yapraktan 280 bin ton kuru çay üretimi yaparak dünyada 4’üncü büyük üretici oldu.

– Doğu Karadeniz kıyı şeridinde (Kemalpaşa-Giresun) 787 bin hektar alanda çay tarımı yapılıyor, 200 binden fazla aile çaydan geçimini sağlıyor.

– Türkiye, 2020 yılında 4 bin 723 ton çay ihraç ederken, 22 bin 500 ton çay ithal etti.

YEŞİL ÇAY İLE SİYAH ÇAYIN FARKI

Ülkemizde çoğunlukla yanlış bilinen bilgilerden biri de yeşil çay ile siyah çayın ayrı bitkilerden elde edildiği. Oysa yeşil çay ile siyah çay arasındaki temel fark, üretim sürecinde çayın içerisinde olan polifenoloksidaz enziminin aktif hale getirilmesi. Bu süreç, dışarıdan hiçbir katkı kullanılmadan sadece 3-5 dakika süreyle sıcak buhar veya sıcak tava üzerinde proses edilmesinden ibaret. Bu sayede yeşil çay içerisindeki biyokimyasal dönüşümler daha az olduğu için polifenil ve katesin grupları daha yüksek oranda oluyor ve o yüzden de tüketilmesi daha faydalı…

ÇAYIN SAĞLIĞIMIZA FAYDALARI

Çayın birçok türü bulunmakla birlikte hepsinin üretim süreci temelde aynı bitkiden yapılıyor ve sadece üretim süreçlerinde değişiklikler gösteriyor. Oolong, yeşil çay gibi çayların siyah çaya göre fayda etkileri daha fazla olmakla birlikte genel olarak çayın faydalarını şöyle sıralayabiliriz: Kalp damar sağlığınızı korur, kansere karşı korur, sağlıklı kemik oluşumuna katkı sağlar, diyabet riskini azaltır, ağız sağlığınızı korur, stresi azaltır, bağışıklık sistemini güçlendirir ve sindirim sistemini düzenler.

ÇAYSEVERLERE ÖNEMLİ TAVSİYELER!

Çayla ilgili tüketicileri aydınlatmak isteyen ÇAYMER Genel Müdürü Selçuk Azman, çayseverlere önemli tavsiyelerde bulunuyor: “İyi ve kaliteli olan hiçbir ürün ucuz olmaz. Çayda da böyle. Yüksek kaliteli çayların üretilmesi için üretim maliyetlerinin daha yüksek olduğu aşikârdır. Bu sebeple kaliteli bir çay raflarda 35 TL’nin altında kolaylıkla satılamaz. Aldığımız çaylarda herhangi bir negatif tat veya uygunsuz bir durumla karşılaşırsak bunu hemen ilgili firmanın kalite departmanına iletmeliyiz ki, firmalar da buna göre tüm süreçlerini gözden geçirip gerekli iyileştirmeleri yapabilsinler. Sonuçta tüketici istediği kaliteli ürünü almak istiyorsa bunun yolu önce tüketicinin kaliteli bir çayın ne olduğunu bilmesinden geçiyor. Bunun için de ÇAYMER’de tüketicilerin bilinçlendirilmesi için çeşitli çalışmalarımız devam ediyor. Öte yandan, çayımızı kaynar suyla haşlayarak demlememeliyiz. Unutmayalım ki, iyi çayın göstergelerinden biri de posasının renginin koyu bakır rengi olmasıdır.”

ÇAYMER, İYİ ÇAY İÇİN ÇALIŞIYOR!

Rize Çay Araştırma ve Uygulama Merkezi (ÇAYMER) Projesi, AB ve TC tarafından finanse edilerek, Rize Ticaret Borsası tarafından Doğu Karadeniz’in kilit sektörlerinden biri olan çay sektörünün geliştirilmesi için 10 milyon Euroluk projeyle 2018 yılında faaliyete geçip çay sektörüne hizmet vermeye başladı. Projenin genel amacı; Rize ve civarında yoğunlaşmış olan çay sektörünün rekabet gücünün ve üretim kalitesinin artırılması ve çay üreticisi KOBİ’lerin faydalanabileceği ortak Ar-Ge, inovasyon ve iş geliştirme altyapısının güçlendirilmesidir. Projeyle çay sektöründeki KOBİ’lere gelişmiş altyapı ve yüksek kaliteli hizmet sunuluyor. Ayrıca çay ürünlerinin çeşitliliğinin artırılması ve çayın yan ürünlerinin geliştirilmesi ile birlikte mevcut katma değeri düşük olan çay ürününün katma değerinin arttırılması çalışmaları hızla devam ediyor. Ayrıca merkezde; pilot çay üretim tesisi, paketleme tesisi, laboratuvar dahil idari bina, tamamlayıcı çevre düzenlemeleri, çayhane bileşenleri, danışmanlık ve eğitim hizmetleri veriliyor.

Bunlar da hoşunuza gidebilir

Yorum Yazın

Secured By miniOrange