Haberler, Mekânlar

Sakız kokan ada kahvaltıları: Bozcaada

Bozcaada mutfağı genel olarak Ege mutfağının izlerini taşıyor. 500 yılı aşkın süredir bir arada yaşayan Türkler ve Rumların kaynaşması, adanın mutfak kültürünü de zenginleştirmiş. Bozcaada’da kahvaltının ayrı bir yeri var. Birkaç küçük tavsiye verelim istedik, buralara yolunuz düşerse diye… 

Şirin Rum evleri, Arnavut kaldırımlı sokakları, billur gibi denizi, ada kahvaltısı, üzüm bağları ve tüm içtenliğiyle misafirlerini kucaklayan Bozcaada’dayım. Hava kirliliği yerine Ege’den esen ve hayat veren tatlı esintiler… Trafik yerine hoşgörülü, sakin bir hayat ritmi… İş stresi yerine doğayla baş başa geçirilen mutlu anlar…

Otantik yapısı, birbirinden güzel plajları, en temiz deniz, en temiz havayı solumaya geldim. Bizi Instagram @gurmexcom hesabımızdan takip edenler Bozcaada’yı çok sevdiğimizi bilirler. Geyikli’den feribota binildiğinde ısmarlanan demli çay, kopartıyor insanı ana karadan… Bozcaada’ya geçenlerin yüzlerinde hafif bir gülümseme… Ama genelde adaya bakan gözler merak dolu. Hayallere uzanan, tatlı bir yolculuk Bozcaada…

“Tanrı insanları uzun ömürlü olsun diye Bozcaada’yı yaratmış…”

Heredot’un söylediği “Tanrı insanları uzun ömürlü olsun diye Bozcaada’yı yaratmış” sözü aslında Bozcaada’yı en iyi şekilde özetliyor. Özellikle ben Bozcaada ve kahvaltı sözcüklerini birbirine çok yakıştırıyorum.

Bozcaada kahvaltısı denildiğinde aklıma bağ bozumları ve üzüm düşüyor amansız şekilde. Üzümler bağ evlerini, bağ evleri ise çocukluğumu hatırlatıyor bana. Üzüm salkımları arasında ve çınar ağaçları gölgesinde yaptığımız patlıcanlı börek, rezene otlu köy yumurtası, pişi, çeşit çeşit peynir ve ada reçelleri ile bezeli mis gibi ada kokan kahvaltıları, gök semayı inleten şen kahkahalarımızı unutamıyorum. Mesela bağ ve bahçelerde turlamayı, dalından yediğim üzümleri, asmaların etrafında koştuğum çocukluğumu özlüyorum.

Çocukluğum geri gelmeyecek belki ama şimdi bu kez çocuğum ile birlikte yıllar sonra yine Bozcaada’nın kâh yemyeşil bahçelerinde, zeytin ağaçları gölgesinde, kâh denize sıfır kahvaltı sofralarındayım. O iri iri kırmızı ve mor renkli üzümlerin arasında, Ege Denizi’nin kulakları okşayan poyrazında yaptığım nefis kahvaltıları ömrüm boyu unutamayacağım.

Bozcaada esnafı para kazanmaktan ziyade müşterilerinin mutlu ve huzurlu vakit geçirmeleri için çabalarken, sizleri kendinizi evinizdeymiş gibi hissettiriyor. İşte bu sayıda açıkçası çok fazla bilinsin, herkes gitsin istemediğim, benim için saklı bir cennet olan Bozcaada’da hafızama kazınan birkaç kahvaltı sofrasını paylaşmak istiyorum.

Tarihi Çınaraltı Cafe

Çınaraltı Cafe, ada hayatının nabzını tutan, klasikleşen mekânlardan biri. İstanbul‘da en çok eksikliğini çektiğimiz organik ada kahvaltısı özlemini burada gideriyoruz. Nihayet ev yapımı patlıcanlı börek, gözleme, menemen, kasap sucuğu, otlu poğaça, portakallı kurabiye ve çeşit çeşit ada reçellerine burada kavuşuyoruz. Hepsi gerçekten birbirinden nefis. Tatlı ile hafif ve lezzetli bir kapanış yapmak isteyenlere damla sakızlı muhallebi ve el yapımı soğuk baklava ise özel tavsiyem olur.

Çınaraltı’nın olmazsa olmazı ise kahvaltı sonrası kendi yaptıkları fındıklı tarçınlı kurabiye ile servis edilen damla sakızlı Türk kahvesi. Çınaraltı Bozcaada’nın sahibi Fahri’nin ev sahipliği, güler yüzü ve hoş sohbeti enfes lezzetler ile buluşunca zaten Bozcaada’nın tadına doyum olmuyor.

Adres: Cumhuriyet Mahallesi, Çınar Çarşı Caddesi No: 48 Bozcaada Telefon: 0535 893 55 95

Mavibeyaz Bozcaada

Bozcaada Kalesi’ne sadece birkaç adım mesafede hizmet veren Mavibeyaz aslında şık bir butik otel. Tam ada merkezinde ultra temiz 5 odası ve kusursuz hizmeti ile tüm misafirlerini mutlu etmeyi başarıyor. 20 m2 büyüklüğündeki Mavibeyaz Bozcaada odalarının her penceresi gün ışığı ile dolup taşarken; çiçeklerle bezeli, sakız kokulu ada sokaklarına bakıyor. Otel balkonundan gözlerinizi göğe diktiğinizde sizi gündüz ve gece kucaklıyor. Otel kahvaltısını ise limanda yer alan restoranında denize nazır, marina ve kale manzarasına karşı yapıyorsunuz. Bu kahvaltı için otel müşterisi olma şartı da bulunmuyor. Organik tam 20 çeşit ürüne ev sahipliği yapan bu kahvaltı, ılık ılık esen poyraz ve deniz kokusu ile birleşince unutulmaz anlardan biri olarak hafızamda yerini aldı. Mavibeyaz’da köy yumurtasından omlet, pişi, sigara böreği, ada domatesi, çeşit çeşit peynir ve reçellerle bezeli buram buram ada kokan bir kahvaltı yapıyorsunuz.

Bozcaada’da zaman su gibi akıp gidiyor fakat geçen her saniye sanki ömrünüze geri ekleniyor. Heredot’un “Tanrı, Bozcaada’yı insanlar uzun ömürlü olsun diye yaratmış” sözünde gerçekten derin manalar var. Fakat bize Bozcaada’yı çok sevdiren deniz ve kahvaltı dışında başka sebepler de var. Pekiyi neden seviyoruz bu kadar? Farklı kılan, iyi hissettiren ne?

Beni ada âşığı yapan şüphesiz Gökhan Ağabey gibi yüreği, esnaflığı, en önemlisi insanlığı güzel birçok Bozcaadalı ile tanışmam oldu. Mavibeyaz Otel’de kalın ya da kalmayın, ada kahvaltısı edin ya da etmeyin ama mutlaka bu çok kıymetli insanla tanışın! Geçtiğimiz sene olduğu gibi bu yıl da Mavibeyaz’a kavuşmanın mutluluğunu yaşıyorum. Siz de mutlaka bir gün bu şık, tertemiz otelde konaklayın ve tam ada merkezinde olmanın heyecanını yaşayın!

Adres: Alaybey Mahallesi, Yalı Caddesi No: 8 Bozcaada

Telefon: 0532 613 21 19

Adamarin Bozcaada

Bozcaada’nın 1939-1989 yılları arasında, ahşap teknesi ile her hava koşulunda anakaradan adaya her şeyi taşıyan bir rahmetli Yakar Kaptan’ı vardı. Bozcaada’nın sevinçlerini ve hüzünlerini herkesle paylaştığı için ona hepimiz şükran borçluyuz. Rahmetli Yakar Kaptan’ın evinin hemen yanında yine aynı aileye ait Bozcaada’nın mistik ve tarihi ruhunu yansıtan Adamarin Otel’de konaklama imkânı buldum. Merkezde ada ruhunu yansıtan Adamarin Terrace isimli bir otelleri daha var.

Burası Bozcaada merkezinde deniz ve iskele manzaralı, huzurun ve tarihin buluştuğu bir otel. Bu otelde şair olmamak veya bir kitap yazmamak mümkün değil. Adamarin Otel organik serpme ada kahvaltısı ile de cezbediyor. Ev yapımı reçelleri, kızartılmış ekmekleri, sıcacık hamur işleri ve mis gibi deniz havası ile hiç bitmesini istemediğim bir kahvaltı keyfi yaşadım. Adamarin, güler yüzlü personeli, leziz kahvaltısı ve kusursuz hizmetiyle sizleri bekliyor.

Bozcaada ve kale manzaralı, huzurun ve tarihin buluştuğu bir noktada hizmet veren otel, emniyet emeklisi Ozan ve İlknur çiftine ait. Çok cana yakın ve hoş sohbetler, zamanın nasıl geçtiğini anlamıyorsunuz. Bozcaada’da Adamarin’e uğrayın ya da uğramayın mutlaka ama mutlaka İlknur ve Ozan ile tanışın!

Adres: Alaybey Mahallesi, Yalı Caddesi, Liman İçi Bozcaada

Telefon: 0530 930 0 444

Hülasa böyle tarihi, ruhu olan mekânlar ve yüreği güzel insanlar var oldukça Bozcaada bizim için daima vazgeçilmez bir yer olarak kalmaya devam edecek. Ada ruhunu yüreğimizde hissettiğimiz, sakız kokan, Arnavut kaldırımlı, şiir tadı veren sokaklarda yürümek ise başlı başına bir keyif. Tıpkı ansızın karşıma çıkan bir Edip Cansever, Cemal Süreyya şiiri veya bir bankta karşılaştığım Nâzım Hikmet gibi…

Emrah AKIN / Gurmex.com Kurucusu

Önceki yazıSonraki yazı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir