Bedeninizi ve ruhunuzu kışa hazırlayın!

by Basak Oksak

Mevsimsel duygudurum bozukluğu genellikle kış aylarında, yorgunluk, sinirlilik, tahammülsüzlük gibi belirtilerle ortaya çıkıyor. Yeterli ve dengeli beslenme alışkanlıkları ve vitamin takviyeleriyle vücudumuzu depresyona karşı dayanıklı hale getirmemiz mümkün. Ruhumuzu beslemek için kendi öz kaynaklarımızı harekete geçirmek en iyi çözüm. Peki tüm bunlar yeterli olmuyorsa ne yapmalı?

Yazın bitişiyle birlikte birçok kişi, güneşin yüzünü daha az gösterdiği, günlerin kısaldığı, havanın soğuduğu, işlerin yoğunlaştığı bir yaşama ayak uydurmakta zorlanabiliyor. Çünkü mevsimler değiştikçe enerjimizde, yemek yememizde, iştahımızda, uyku düzenimizde ve ruhsal enerjimizde de değişiklikler oluyor. Bu nedenle, kısalan ve soğuyan kış günlerinde depresif belirtiler göstermeye daha yatkın hale geliyoruz. Bu duruma ‘mevsimsel duygudurum bozukluğu’ adı veriliyor.

Güneşin parladığı uzun yaz günlerindeki neşemiz ve enerjimiz adeta termometredeki düşüş ile birlikte düşmeye başlıyor. Bu değişimin ruh halimizdeki olumsuz etkileri, günlük hayatımızı derinden etkileyebilecek depresyon belirtilerine yol açabiliyor. Kendimizi, bitkin, karamsar, mutsuz hisseder, sürekli uyumak ister ve daha çok yemeye başlarız. Mevsimsel duygudurum bozukluğu aslında vücudumuzun gün ışığına verdiği tepkiyle ilişkili. Gün ışığı, uyku hormonu olarak da adlandırılan melatonin üretimindeki dengeyi bozuyor, yani bizi uyandırıyor. Melatonin ise biyolojik saatimizi ayarlamaktan sorumlu. Diğer bir ifadeyle beynimiz vücut saatimizi gün ışığına göre ayarlıyor. Gün ışığı azaldığında da vücut saatimiz yavaşlıyor ve depresyon belirtilerinin ortaya çıkması kolaylaşıyor. Gün ışığının bir başka etkisi de bir antidepresanın yaptığı gibi beyinde serotonin seviyesini artırması. Beynimiz ruh halimizi düzenlemek için mutluluk hormonu olarak da bilinen serotonini kullanıyor.

Mevsimsel duygudurum bozukluğunun belirtileri

Mevsimsel duygudurum bozukluğu, daha sık kadınlar, ergenler ve genç erişkinlerde ve genellikle kışın karşılaşılan bir durum. Kişiden kişiye değişse de aşağıdaki belirtiler yaygın olarak görülüyor:

  1. Yorgunluk, sinirlilik, tahammülsüzlük.
  2. Günlük aktiviteleri yapmak için enerji ve ilgide azalma.
  3. Konsantrasyon problemleri.
  4. Normalden daha uzun süre uyumak ya da uyuyamamak gibi uyku problemleri.
  5. Kaygılı, mutsuz, umutsuz, sıkıntılı hissetme ve gündelik streslerle başa çıkamama.
  6. İştahta artış, sürekli abur cubur atıştırmak ya da aşırı yemek.
  7. Bağışıklık sisteminin zayıflamasına bağlı olarak soğuk algınlığı ve enfeksiyon hastalıklarına yakalanmaya yatkın olma.
  8. Cinsel istek ve ilgi kaybı.
  9. Sosyal çevre ve partnerle ilişki sorunları.
  10. Alkol ya da madde kullanımına eğilim.

Önce beden sağlığı

Ruhsal olarak sağlıklı olmak için öncelikle sağlıklı beslenmek, spor yapmak, zararlı alışkanlıklardan uzak durmak gibi fiziksel sağlığımızı koruyacak yaşam biçimini benimseyerek bedenimizi sağlıklı tutmamız gerekiyor. Çünkü ruhun sağlıklı olabilmesi için ilk şart, bedenin sağlıklı olması. Sonra da ruhsal sağlığımızı korumak ve iyileştirmek için davranışlarımızı, tutumlarımızı ve alışkanlıklarımızı değiştirmemiz gerekiyor. Özellikle soğuk kış günlerinde hem fiziksel hem de ruhsal sağlığımızı korumak için beslenmemize ve uyku düzenimize dikkat etmemiz son derece önemli.

Ayrıca gün ışığından en iyi şekilde faydalanmamız ve fiziksel aktivitelerimizi artırmamız gerekiyor. Gün içinde açık havada en az yarım saat süreyle yapacağımız yürüyüş, koşu ya da diğer egzersizlerle bir yandan ihtiyacımız olan gün ışığını alırken, diğer yandan da depresyon belirtilerini azaltmaya yardımcı olan etkilerinden yararlanabiliriz.

Yiyeceklerin ruh halimize etkisi 

Beslenme denince çoğumuzun aklına doymak gelir. Ancak en iyi fiziksel ve zihinsel performansa ulaşmak için yiyeceklerin ne kadar önemli olduğunu düşünmeyiz. Günümüzün yoğun tempolu yaşam tarzı, dengesiz ve düzensiz beslenmeyi de beraberinde getiriyor. Hızlı ve pratik yiyecekler genellikle besin değeri açısından düşük ama kalori olarak çok yüksek içeriklere sahip oluyor. Bu tip yiyeceklerin zihinsel ve ruhsal etkilerinin olumsuzluğunu gösteren çok sayıda bilimsel araştırma var. Dengesiz beslenme, mevsimsel duygudurum bozukluğunu atlatmanın önünde bir engel. Bu nedenle kışın yiyip içtiklerimize özellikle dikkat etmemizde fayda var.

Dikkat edilmesi gereken yiyeceklerin başında ise beyaz şeker geliyor; çünkü beyaz şeker, kan şekerinin hızla yükselip düşmesine neden olduğu için halsizliğe, yorgunluğa ve bilişsel performansın düşmesine yol açıyor. Şeker ihtiyacını meyvelerden karşılamak en sağlıklı yol olarak tercih edilmeli. Mevsimsel duygudurum bozukluğunu tetikleyen diğer bir etken de vitamin eksikliği. Yeterli ve dengeli beslenme alışkanlıkları ve vitamin takviyeleriyle vücudumuzu depresyona karşı dayanıklı hale getirebiliriz.

Ne zaman yardım almalı?

Stresinizi yönetmekte zorlanıyor, stresin ruhsal ve bedensel etkilerini çok yoğun yaşıyorsanız, bir psikoterapistle görüşüp, destek alarak stresle daha iyi ve etkin bir şekilde baş edebilirsiniz. Kendinizi ruhsal olarak iyi hissetmediğinizde ilk yapmanız gereken, kendi öz kaynaklarınızı harekete geçirmek olmalı. Unutmayın; yaşam yolculuğunun farklı duraklarında ve zamanlarında hissedebileceğiniz ruhsal sıkıntılar, doğru bir değerlendirme, iyi bir gözlem, doğru kararlar ve yerinde müdahalelerle çoğu zaman kolayca üstesinden gelebileceğiniz durumlar. Ancak kendinizde bunları yapacak gücü bulamadığınız, çözülemeyen sorunların büyüyerek içinden çıkılması gittikçe zorlaşan bir kısırdöngü halini aldığı zamanlar da olabilir. Bu noktada size kılavuzluk ederek içinizdeki gücü açığa çıkarıp kullanmanıza yardımcı olacak bir desteğe ihtiyaç duyarsınız. İşte o zaman bir psikoterapistten yardım almak için en doğru zamandır.

Cem Keçe

 

Bunlar da hoşunuza gidebilir

Yorum Yazın

Secured By miniOrange