Personel maliyetlerinin cironun %50’sine yaklaştığı ve işgücü maliyetlerinin yıllık bazda %34,2 arttığı yeme-içme sektöründe, işletmeler artık gıda israfının yanı sıra manuel operasyonların yarattığı zaman kaybının finansal yüküyle de mücadele ediyor.
İstanbul Ticaret Odası (İTO) Restoran Komitesi’nin güncel analizlerine göre, dünya genelinde işçilik maliyetlerinin toplam ciro içindeki payı %25 seviyelerindeyken, Türkiye’deki restoranlarda bu oran %45-50 aralığına yükselmiş durumda. Personel giderlerinin işletme üzerindeki baskısı her geçen gün artarken, TÜİK’in son İşgücü Girdi Endeksleri raporu saatlik işgücü maliyetinin yıllık bazda %34,2 arttığını ortaya koyuyor. Bu tablo, verimsiz yönetilen her bir dakikanın işletme sermayesinden doğrudan eksilmesi anlamına geliyor.
Türkiye’de yeme-içme sektörü, gıda enflasyonu ve artan operasyonel maliyetlerin kıskacında zorlu bir ekonomik sınav veriyor. Türkiye İsrafı Önleme Vakfı’nın (TİSVA) 2025 Yılı İsraf Raporu verilerine göre, her yıl yaklaşık 23 milyon ton gıda israf edilirken, bu kaybın önemli bir kısmı ev dışı tüketim kanallarında gerçekleşiyor. Sektör paydaşları mutfaktaki zayiatı kontrol altına almaya odaklansa da güncel veriler, asıl finansal sızıntının işgücü ve zaman yönetimi tarafında yaşandığını ortaya koyuyor.