En Büyük 15 Beslenme Efsanesi

by selenay

Sosyal medyada gezinmek, dergi/gazete okumak veya popüler web sitelerini ziyaret etmek sizi beslenme ve sağlık hakkında sonsuz bilgiye ulaştırır. Peki bu bilgiler doğru mu?

Doktorlar ve diyetisyenler de dahil olmak üzere birçok sağlık uzmanı bile, beslenmeyle ilgili desteksiz bilgileri paylaşıp, insanlarda kafa karışıklığına sebep olabiliyor.

İşte beslenmeyle ilgili en büyük efsanelerden 15’i ve kafa karışıklığı yaratan bu bilgilerin doğruları…

1. Konu kilo verme olduğunda önemli olan tek şey ‘kaloridir’

Kilo kaybı söz konusu olduğunda, aldığınızdan daha fazla enerji yakarak bir kalori açığı yaratmak en önemli faktör olsa da, önemli olan tek şey bu değildir.

Yalnızca az kalori alımına güvenmek, çok düşük kalorili bir diyet uyguladığında bile bir kişinin kilo vermesini engelleyebilecek çok sayıda değişkeni hesaba katmaz.

Örneğin, hormonal dengesizlikler, hipotiroidizm gibi sağlık koşulları, metabolik adaptasyonlar, belirli ilaçların kullanımı ve genetik, katı bir diyette olsalar bile bazı insanlar için kilo vermeyi zorlaştıran faktörlerden sadece birkaçıdır.

Kalori sayımı yöntemini izleyenler tipik olarak besin değerlerine değil, yalnızca yiyeceklerin kalori değerine konsantre olurlar ve bu bazıları için kilo vermeyi çok daha zor hale getirir.

2. Yüksek yağlı yiyecekler sağlıksızdır 

Bu eski ve yanlış teori yavaş yavaş yok olmaya başlasa da, birçok insan hala yüksek yağlı gıdalardan korkuyor ve yağ alımını azaltmanın genel sağlıklarına fayda sağlayacağı umuduyla düşük yağlı diyetleri takip ediyor.

Sağlık için diyet yağı çok önemlidir. Ayrıca, düşük yağlı diyetler, metabolik sendrom dahil olmak üzere daha büyük sağlık sorunları riskiyle ilişkilendirilmiştir ve kalp hastalığı için bilinen risk faktörleri olan insülin direnci ve trigliserit düzeylerinde artışa neden olabilir.

Dahası, yağ oranı daha yüksek olan diyetlerin, kilo vermeyi teşvik etme söz konusu olduğunda, düşük yağlı diyetlerden daha etkili ve hatta daha fazla olduğu kanıtlanmıştır.

Tabii ki, her iki yöndeki aşırılıklar, ister çok az yağlı ister çok yüksek yağlı bir diyet olsun, özellikle diyet kalitesi kötü olduğunda sağlığınıza zarar verebilir.

3. Kahvaltı günün en önemli öğünüdür 

Bir zamanlar kahvaltı yapmanın kendinizi sağlıklı bir güne hazırlamadaki en önemli faktörlerden biri olduğu düşünülürken, araştırmalar bunun çoğu yetişkin için geçerli olmayabileceğini göstermiştir.

Örneğin, araştırmalar, kahvaltının artmasının kalori alımının azalmasına neden olabileceğini gösteriyor.

Dahası, kahvaltının atlandığı veya günün ilerleyen saatlerinde tüketildiği aralıklı oruç gibi beslenme şekillerinde, gelişmiş kan şekeri kontrolü ve enflamatuar belirteçlerde azalma görülmüştür.

Her şeye rağmen, kahvaltıdan hoşlanıyorsanız , onu yiyin. Kahvaltı yapmayı sevmiyorsanız, onu günlük rutininize ekleme ihtiyacı hissetmeyin.

4. Sağlık için küçük, sık öğünler yemelisiniz

Gün boyunca düzenli olarak küçük, sık öğünler yemek, birçok insanın metabolizmayı ve kilo vermeyi hızlandırmak için kullandığı bir yöntemdir. Ancak sağlıklıysanız, enerji ihtiyacınızı karşıladığınız sürece öğünlerinizin sıklığı önemli değildir.

5. Düşük kalorili tatlandırıcılar sağlıklıdır

Düşük kalorili, düşük karbonhidratlı, şekersiz gıdalara artan ilgi, besleyici olmayan tatlandırıcılar içeren ürünlerde artışa neden oldu. Eklenen şeker oranı yüksek bir diyetin hastalık riskini önemli ölçüde artırdığı açık olsa da, besleyici olmayan tatlandırıcı alımı da olumsuz sağlık sonuçlarına yol açabilir.

Düşük kalorili tatlandırıcı alımı, bağırsak bakterilerinde negatif kaymalara yol açarak ve kan şekeri düzensizliğini teşvik edip, tip 2 diyabet riskinizi artırabilir.

6. Patates sağlıksızdır

Beslenme dünyasındakiler tarafından sıklıkla “sağlıksız” olarak etiketlenen patatesler, kilo vermek veya genel sağlıklarını iyileştirmek isteyen birçok insan tarafından kısıtlanmaktadır.

Patates dahil herhangi bir yiyeceği çok fazla yemek kilo alımına neden olabilirken, bu nişastalı yumrular oldukça besleyicidir ve sağlıklı bir diyetin parçasına dahil edilebilir.

Patates, potasyum, C vitamini ve lif dahil olmak üzere birçok besin maddesinin mükemmel bir kaynağıdır.

Ayrıca, pirinç ve makarna gibi diğer karbonhidrat kaynaklarından daha doyurucu ve yemeklerden sonra daha tok hissetmenize yardımcı olabilirler. 

7. Az yağlı ve diyet yiyecekler sağlıklı alternatiflerdir 

Markete gidip “diyet”, “hafif”, “az yağlı” ve “yağsız” etiketli çeşitli ürünler bulacaksınız. Bu ürünler fazla vücut yağını atmak isteyenler için cazip olsa da, genellikle sağlıksız bir seçimdir.

Araştırmalar, birçok düşük yağlı ve diyet ürünün, normal yağlı muadillerinden çok daha fazla ilave şeker ve tuz içerdiğini göstermiştir. Bu ürünlerden vazgeçmek ve bunun yerine tam yağlı yoğurt, peynir ve fındık ezmesi gibi az miktarda yiyeceklerin tadını çıkarmak en iyisidir.

8. Gıda takviyeleri para israfıdır 

Besin açısından yoğun, çok yönlü bir diyet uygulamak sağlığın en temel bileşenidir, ancak doğru ve doğru biçimde kullanıldığında gıda takviyeleri birçok yönden faydalı olabilir.

Özellikle kısıtlayıcı diyet uygulayanlar için belirli gıda takviyeleri almak sağlıklarını olumlu şekilde etkileyebilir.

9. Çok düşük kalorili bir diyet uygulamak kilo vermenin en iyi yoludur 

Kalori alımını azaltmak gerçekten kilo kaybını artırabilirken, kalori alımını çok aza indirmek metabolik adaptasyonlara ve uzun vadeli sağlık sonuçlarına yol açabilir.

Çok düşük kalorili bir diyete devam etmek kısa vadede hızlı kilo kaybını teşvik edecek olsa da, çok düşük kalorili diyetlere uzun süreli bağlılık, metabolik hızda bir azalmaya, açlık hissinde artışa ve tokluk hormonlarında değişikliklere yol açar.Bu nedenle araştırmalar, düşük kalorili diyet yapanların uzun vadede fazla kiloları uzak tutmada nadiren başarılı olduklarını göstermiştir.

10. Sağlıklı olmak için zayıf olmanız gerekir 

Obezite, tip 2 diyabet, kalp hastalığı, depresyon, belirli kanserler ve hatta erken ölüm dahil olmak üzere birçok sağlık durumu ile ilişkilidir.Yine de hastalık riskinizi azaltmak, zayıf olmanız gerektiği anlamına gelmez. En önemlisi besleyici bir diyet uygulamak ve aktif bir yaşam tarzı sürdürmektir.

11. Tüm smoothieler ve meyve suları sağlıklıdır 

Bazı meyve suları ve smoothieler oldukça besleyicidir. Örneğin, besin açısından yoğun bir smoothie veya taze yapılmış meyve suyu, vitamin, mineral ve antioksidan alımınızı artırmak için harika bir yol olabilir. Yine de, mağazalarda satılan meyve sularının ve smoothie’lerin çoğunda şeker ve kalori yüklü olduğunu bilmek önemlidir. Aşırı tüketildiklerinde, kilo alımı, diş çürümesi ve kan şekeri düzensizliği gibi diğer sağlık sorunlarına yol açabilirler.

12. Yüksek kolesterollü yiyecekler sağlıksızdır

Kolesterol açısından zengin besinler, diyetteki kolesterolün kalp sağlığını nasıl etkilediğine dair yanlış anlamalar nedeniyle kötü bir şöhrete kavuştu.

Aslında, diyetinize yumurta ve tam yağlı yoğurt gibi kolesterol açısından zengin, besleyici yiyecekler dahil etmek, tokluk hissini artırarak ve diğer yiyeceklerin eksik olduğu önemli besinleri sağlayarak sağlığı artırabilir.

13. Karbonhidrat kilo aldırır 

Kilo alımı ve kalp hastalığında yağlar suçlandığı gibi, karbonhidrat tüketmenin de obezite, diyabet ve diğer olumsuz sağlık etkilerine neden olacağından korkuluyor.

Gerçekte, makul miktarda lif, vitamin ve nişastalı kök sebzeler, tahıllar ve baklagiller gibi mineraller bakımından yüksek olan besleyici karbonhidrat yemek, sağlığınıza zarar vermeyecek, büyük olasılıkla fayda sağlayacaktır.

Bununla birlikte, kekler, kurabiyeler, şekerli içecekler ve beyaz ekmek gibi karbonhidrat açısından zengin yiyecekler kısıtlanmalıdır çünkü bu yiyecekler fazla tüketildiğinde kilo alımını ve hastalık riskini arttırır.

14. Kilo vermek kolaydır

Özellikle sosyal medyada kullanılan dramatik öncesi ve sonrası resimlere ve çok az çabayla elde edilen hızlı kilo verme hikayelerine aldanmayın.

Kilo vermek kolay değildir. Tutarlılık, öz sevgi, sıkı çalışma ve sabır gerektirir. Ayrıca genetik ve diğer faktörler kilo vermeyi bazıları için diğerlerinden çok daha zor hale getirir.

Kilo vermek için mücadele ediyorsanız, yalnız değilsiniz. Yapılacak en iyi şey, için işe yarayan besleyici ve sürdürülebilir bir diyet ve aktivite modeli bulmaktır.

15. Yeme bozuklukları sadece kadınları etkiler

Birçok insan yeme bozukluklarının ve bozuk yeme eğilimlerinin yalnızca kadınları etkilediğini varsayar. Gerçekte, ergen ve yetişkin erkekler de risk altındadır.

Dahası, Amerika Birleşik Devletleri’ndeki ergen erkeklerin % 30’undan fazlası vücut memnuniyetsizliğini ve ideal vücut tipine ulaşmak için sağlıksız yöntemlerin kullanıldığını bildirmiştir.

Bunlar da hoşunuza gidebilir

Yorum Yazın

Secured By miniOrange