Cem Keçe, Haberler

Yemek yapan erkeğin cazibesine kapılmayacak kadın var mı?

Yaşamdaki durdurulamaz değişim dinamiğinde kadın ve erkeğin yemek yapma ilişkisi de değişti. Günümüzde daha önce hiç olmadığı kadar çok erkek mutfağa giriyor ve yemek yapıyor. Peki bu, kadınlar için ne ifade ediyor?

Yıllar geçtikçe ilişkilerin ve yaşam tarzının nasıl geliştiğine, değiştiğine şahit olduk. Kadın ve erkeklerin birbirlerinden beklentileri de oldukça büyük bir değişim geçirdi. Günümüzde de mutfak görevlerini üstlenmeyi tercih eden ve erkeğin mutfağa girmesini istemeyen bazı kadınlar halen olmasına rağmen, çoğu kadın yemek yapabilen erkekleri çok daha cazip ve bazen de daha seksi buluyor. Çünkü özenle ve sadece onun için hazırlanmış bir yemekle erkek, kadının gönlünü fethediyor ve kendisinin diğer erkeklerden farklı, kadının da onun için özel olduğunu gösteriyor. Erkeğin yemek yapması, kadına onunla ilgili daha pek çok konuda ipucu veriyor. Bunlardan en önemlileri olan ‘değer verme’, ‘sevginin ifadesi’, ‘eşitlik duygusu’ ve ‘romantizm sunma’ çiftin yakınlığını artırarak bağlarını güçlendiren önemli faktörler olarak erkeğin yemek yapmasını kadın için çok cazip hale getiriyor.

Değer verme

Bir kadın için eşinin ona yemek yapması müthiş bir etkiye sahiptir. Bir kadına yemek yapan erkek tıpkı onun için doğaçlama müzik yapan bir müzisyen gibidir. Bunun farkında olan erkekler bu fırsatı değerlendirmeyi çok iyi bilir ama “Erkek adam mutfağa girmez” şeklindeki basmakalıp düşünceye takıp kalmış olan erkekler ne kaybettiklerini bilmezler. Çünkü kadın için yemek yapan erkek ona olan duygularını özel bir çabayla anlatmış olur. Bu çabanın sonucunda kadınını mutlu edeceği gibi yaparken de kendisinin mutlu olacağı garantidir. Erkeğin eşine hazırlayacağı bir yemek masası, ona düzinelerce gülle dolu bir gül bahçesi hediye etmek gibidir. Kadınların en büyük kâbusu kendilerini ‘değersiz’ hissetmeleridir ve bu kâbusu yaşamamak için eşlerinin kendilerine verdiği değeri görmek, duymak, yaşmak ve ‘değerli’ olduklarını hissetmek isterler. Bir kadın için eşinin ona özel bir şey yapması, verdiği değeri göstermesinin yollarından biridir. Kimi zaman bir eylem binlerce sözcüğe bedeldir. Yaradılışları gereği erkekler konuşmayı pek fazla sevmez, konuştuklarında ise kısa ve öz bir şekilde söylemek istediklerini söyleyip konuşmaya son verirler. Kadınların yaradılışları ise erkeklerin tam tersine, konuşkandır. Bu nedenle kadınlar iletişime erkeklerden daha çok önem verirler. Erkekler ise ihtiyaçları doğrultusunda iletişim kurmaktan yanadırlar. Kadınlar için partnerleriyle konuşmak ve iletişim kurmak bir ‘doyum kaynağı’dır. Eşine yemek yapma iletişim yolunu seçen erkek ona bu doyumu sağlamış olur.

Sevginin ifadesi

Yemek genellikle sevdiklerimiz için yaptığımız bir eylemdir; hem kendimizi hem de sevdiklerimizi ‘fiziksel ve duygusal olarak doyurma’ yoludur; sevgi ve aşkın en derin ifadesidir. Erkek, eşine yemek yaparken özenir, onun için en iyisini ve en güzelini hazırlamak ister; çünkü yaptığı yemeği eşinin beğenmesini ister. Bu isteğinin iki nedeni vardır: Birincisi eşinin keyif almasını ve mutlu olmasını istemesi; ikincisi ise onun takdirini kazanmak ve ondan övgü almak istemesidir. Böylece erkeğin gururu okşanır ve değerlilik duygusu artar, bu da özgüveninin artması anlamına gelir. Duygusal ilişkilerde yemek yapmanın özel bir yeri vardır; yemek yapmak çift ilişkilerinde Gary Chapman tarafından tanımlanan beş sevgi dilinden biri olan ‘hizmet davranışlarında bulunma’ sevgi dilini kullanma biçimlerinden biridir. Hizmet davranışları, sevdiğimiz kişinin hoşuna giden şeyler yapmak demektir. Erkek de eşine onu ne kadar çok sevdiğini gösterme yolu olarak yemek yapmayı kullanabilir.

Eşitlik duygusu

Erkeklerin yemek yapması ve diğer ev işlerinde eşlerine yardım etmesi, kadın ve erkeğin toplumda aynı alanı ve eşitliği paylaştığına inanıyor olduklarının önemli bir göstergesidir. Kısacası, yemek yapabilen bir erkek kadının hayatına önemli bir farklılık getirir ve bu, arzulanan bir özelliktir. Eşine yemek yaparak sevgisini sunan kadın, eşinin yaptığı yemeği yerken de onun sevgisini hisseder. Erkeğin yemek yapması ‘kadının sevgi dili’nde ona sevgisini gösterme yoludur. Bu anlamda yemek yapmak bir empati yoludur. Sürekli kadının görevi olarak yaptığı yemek için harcadığı emek ve zamanı empati yaparak anlayan erkek, eşiyle ilişkisindeki sorumlulukları konusunda farkındalık kazanır. Evli ve çocuklu çiftlerde babanın yemek yapması, çocuklar için rol model olur. Katı cinsiyet rollerinin yumuşamasını sağlar. Karşı cinsle ilişkilerinde esnek ve anlayışlı olmalarına yardımcı olur. Babanın ara sıra da olsa yemek yapmasının yarattığı sinerji, ailenin bağlılığını ve mutluluğunu pekiştirir, evliliğe renk katar. Aynı zamanda eşlerin birbirlerine bağımlı değil, bağlı olmalarını sağlar. Çünkü birbiri için ya da birlikte yapılan her eylem, kadın ve erkeği birbirine yakınlaştırır, ilişkilerinde uyumu artırır. Çiftin yakaladığı uyum, hayatlarının başka alanlarında yaşadıkları uyumsuzlukların çözümünde kılavuz olur.

Romantizm sunmak

Günümüzde kadınlar, çok daha güçlü, özgür, alımlı, zeki ve cinsel özgürlüğe sahip olsalar da duygusal yönden kendilerine ‘tanrıça’ gibi ilgi gösterilmesinden, bir ‘şövalye’ tarafından korunup gözetilmekten hoşlanırlar. Romantizm, kadın-erkek ilişkilerinde büyük önem taşır. Çünkü günümüzde kadınlar genellikle erkeksi yanlarının ortaya çıkmasına neden olan geleneksel erkek işlerinde çalışıyor. Bu nedenle kadınlar biraz olsun rahatlayabilmek ve gevşeyebilmek için, dişiliklerini kazanmak konusunda eşlerinin yardımına gereksinim duyar. Romantizm kadınların zamanla uzaklaştıkları dişilik yanlarını yeniden keşfetmelerine, erkeklerin de daha kolay erotizm almalarına yardımcı olur. Özellikle duygularını açıklayıp paylaşmaktan hoşlanmayan çiftler için romantik dakikalar oldukça önemlidir. Çünkü romantik anlarda kadınlar erkeklerin gözlerinde özel ve değerli olduklarını, anlaşıldıklarını, oldukları gibi koşulsuzca kabul edildiklerini, sahiplenildiklerini, saygı ve destek gördüklerini hisseder. Bu hisler kadınların erkeklere erotizm sunmalarını kolaylaştırır. Erotizm sonucu yaşanan seks, erkeklerin duygularıyla ve içlerindeki dişi yönle bağlantıya geçmelerini ve kadınlarla daha iyi iletişim kurabilmelerini sağlar. Bu nedenle kadınlar romantizmden, erkekler erotizmden vazgeçemez. Bunun sonucunda da romantizmin ve erotizmin dansı, tıpkı tutkunun dansı tango gibi olur ve çiftin arasındaki yakınlık güçlenir, tutku artar.

Beraber yemek yapmak terapi gibidir

Yemek yapmak, sabır, farkındalık ve konsantrasyon gerektirir. Farkındalık, şu an ve şimdinin bilincine olmak, düşüncelerimizi ve duygularımızı iyi ya da kötü olarak yargılamadan dışarıdan gözlemlemektir.  Farkındalık, hayatın yanımızdan akıp gitmesine izin vermeden anı yaşamaktır. Yemek yapmak, beş duyunun ve haz duygusunun aktif olduğu sakinleştirici bir duygusal deneyim olarak şu an ve şimdiyi yaşamanın tatmin edici yollarından biridir. Bu anlamda, çiftlerin birlikte yemek yapması ve yemesi bir tür terapi gibidir. Evlilik ve ilişki sorunlarının, cinsel işlev bozukluklarının tedavisinde yemek terapisinin faydası olacaktır. Çünkü birlikte yemek yapmak çiftin aynı şeye odaklanarak mutfakta birlikte vakit geçirmeleri, yaratıcılıklarını kullanmaları, fikirlerini paylaşmaları ve anı birlikte yaşamaları için eşsiz bir fırsattır. Ayrıca bir çift olarak ortak bir hedefe doğru birlikte hareket edebilme becerisini geliştirmelerine ve bu beceriyi ilişkilerinde diğer alanlarda da uygulayabilmelerine imkân tanır. Sonunda da birlikte hazırladıkları yemeğin keyfine yine birlikte varmaları, duygusal bağlarını güçlendirmelerine yardımcı olur.

Önceki yazıSonraki yazı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir