Cenk Girginol, Haberler

Türk kahvesi dünya turuna çıktı:  İlk durak ABD

Türk kahvesi ABD’de üç haftalık uzun bir tura çıktı. New York’tan Washington’a Amerikalılara hiç tatmadıkları bir kahve deneyimi yaşattı…  Festivallere katıldı, içenlere mutluluk kattı… Üstelik bu daha başlangıç…

Türk kahvesi aracı ‘Dünya Kahve Turu’na ABD’den başladı. Daha önce 2009 ve 2013 yıllarında da ABD ve Avrupa turunu gerçekleştiren projenin kurucusu ve direktörü ABD’de ‘Turkish Coffee Lady’ olarak bilinen Gizem Şalcıgil White, bu sene konsepti geliştirerek kahvenin yanına kültür ve sanatı da dahil etti.

Dünya turunu New York’tan başlatan araçta, Türk kahvesinin tanıtımı, ikramları ve en önemli Türk lezzet eşlikçilerinden baklava ve lokum da sunuluyor. Fakat bu sene değişen konseptin en önemli farklılığı sadece kahve değil, kahve ile yapılan her şeyin de katılması oldu.

Turkish Coffee Truck rüya takımına dahil olan isimleri de sıralayalım: Kendi alanının dünyadaki en önemli isimlerinden ‘Microangelo’ olarak da bilinen Mikro Art Sanatçısı Hasan Kale. Sanatçı, kahve ile yaptığı olağanüstü mikro eserleri ve iki kitabı ile iki kez ‘Best in the World’ ödülüne layık görüldü. Kahvenin kültür yapısını tarihi ve gelenekleriyle birleştirerek keyifli sunumlarla anlatan Nişantaşı Üniversitesi Tarih Bölüm Başkanı Doç. Dr. Göknur Akçadağ. Ve son olarak bu satırların da yazarı olan ve kahve kitabı İngilizce versiyonu ile yakında ABD’de raflarda yerini alacak, Okan Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve gastronomi yazarı Cenk R. Girginol…

Start, New York Plaza Hotel önünde verildi

5 Ağustos 2019’da Taksim Rixos Pera Hotel’inde yapılan Türkiye lansmanı ile basına duyurulan proje, 7 Eylül 2019 tarihinde New York Marmara Avenue Hotel’de gerçekleştirilen birçok yabancı ve yerli basının ve Türkiye New York Başkonsolosu Alper Aktaş’ın da katılımıyla start aldı. New York’ta önceden belirlenen ve insan popülasyonunun yoğun olduğu bölgeler seçilerek oluşturulan rota düzeninde ünlü Plaza Hotel’in önünde ilk ikramlar gerçekleştirildi. İnsanların daha ilk yudumda Türk kahvesini çok beğendiklerini söylemeleri oldukça motive ediciydi.

Araç ilk önce tarihi yapılar ve müze bölgelerinde Amerikalı kahveseverlerle buluştu. New York’un en önemli yapılarından Grand Central Station önünde konumlandı ve kahve servisini gerçekleştirdi. Geleneksel Türk kıyafetleri ile kahve fincanları ellerinde istasyon içinde dolaşan görevlilerin görüntüleri görülmeye değerdi.

Yine simge binalardan Flat Iron önündeki Türk kahvesi sunumları dikkat çekiciydi. Samsung merkez binasının önünde de servis gerçekleştirildi, burada çalışanların Türk kahvesine ilgisi harikaydı. Malum Amerikalılar kahveyi genellikle şekerli içmeyi sevdiğinden kahvelerin tamamına yakını orta veya şekerli yapılarak servis edildi. New York hattında Manhattan manzarasının en iyi görüldüğü Exchange Place Nort’tan harika kareler Türk kahvesi ve Manhattan ile birleşti.

Central Park’ta sokak festivalindeydik

Paterson, New York şehir merkezine yaklaşık 30 dakika mesafede ve Türk nüfusun ağırlıkta olduğu bir bölge. Türk dostların da bizlere verdiği gönül destekleri ile şehir belediye binasının önünde araç konumlandı ve lokum, baklava ve Türk kahvesi servisini büyük bir ilgi ile karşılandı. Belediye başkanının da bizzat araca gelerek bu kültür projesini desteklediği Paterson’da insanların kahveye olan ilgisi ve güzel yorumları ile beğenilerini aktarmaları görülmeye değerdi.

New York ayağında Mikro Art sanatçısı Hasan Kale’nin fincan tabaklarına ve fincanlara yaptığı olağanüstü New York ve İstanbul manzaralı eserleri büyük bir hayranlıkla karşılandı. Etkinliğe basın da yoğun ilgi gösterdi, uluslararası kanallarda proje duyuruldu.

Türk kahvesi aracı yolculuğunu, New York ayağı Central Park’ın girişinde yer alan Colombus Circle’daki sokak festivaline katılımla tamamladı. New York’luların kahveye göstermiş oldukları ilgi ve  aracımıza ve projeye verdikleri destek muazzamdı. İkram edilen kahve sayısını hesaplamakta zorlandık. Tabii burada sahil kasabası Coney Island, Brooklyn ve meşhur Soho’daki servislerimizi de anmadan geçmeyelim.

İkinci durak Washington

Amerika ayağının ikinci kısmı, bir sonraki hafta başkent Washington DC’ye aracın geçişi ile başlamış oldu. Tabii Washington hem nüfus hem de yoğunluk olarak New York kadar kalabalık değil ama bulunduğumuz konumlar, katıldığımız festival ve etkinliklerle başkent maceramızın daha yoğun ve hareketli geçtiğini söyleyebilirim.

İlk önce Washington Monument’in açılış gününe denk gelmesi sebebiyle burada yapılan Türk kahvesi servisi bir hayli ilgi gördü. ABD’nin doğu bölgesindeki en önemli ve katılım sayısının en yoğun olduğu festivallerden H Street Festival’de katılımcı olmak hakikaten yaşanılması gereken bir tecrübe oldu.

Yaklaşık 25 bin kişinin ziyaret ettiği ve baştan aşağıya tüm caddenin kapatıldığı festivalde Türk kahvesi aracına ilgi tavan yaptı diyebilirim. Öyle ki aracın önünde kahvemizi tatmak isteyenler uzun kuyruklar oluşturdu. Gündüz 12:00’den akşam 19:00’a kadar devam eden festivalde söyleşilerimize de hiç ara vermeden devam ettik.

En çok izlenen sabah programındaydık

Ertesi gün Gizem Şalcıgil White ve Hasan Kale ile birlikte en önemli sabah programlarından WJLA kanalında ‘Let’s Talk Live’ programına konuk olduk. Hasan Kale’nin canlı kısa performansı, Gizem Şalcıgil White ile birlikte kahveyi ve kültürümüzü anlattığımız programla daha fazla insana sesimizi duyurma imkânı bulduk.

Üç haftalık bu uzun yolculukta Türk kahvesinin, gelenek ve kültürümüzün en doğru şekilde, büyük bir özveri ve büyük organizasyonlar ile dünyaya tanıtılması bizim için çok önemliydi.

Bundan sonra da devam edecek çalışmalarla kahvemizi daha da iyi noktalara getirmek, yurtdışındaki restoran ve kafelerin menülerine dahil ettirmek, kültür ve sanatı da işin içine katarak farkındalığı artırmak adına çalışmalara devam edeceğiz. Bu yolculuğun, daha önemli köprülerin kurulmasında katalizör görevi göreceğine inanıyoruz.

Dünya turu 2020’de Almanya’da devam edecek

Dünya turunun ikinci ayağı aynı misyon ve konseptle Eylül-Ekim 2020’de Almanya’da devam edecek. İnanıyoruz ki kahveyi tattırmak, tanıtmak ve ülkemize kazandırdığı değerleri görmek sadece bizler için değil, tüm Türkiye için gurur verici bir hadise.

Ve son söz: Kahve, tıpkı ABD’de gerçekleştirdiğimiz bu turdaki insanların yüzlerinde gördüğümüz muazzam ifade gibi her zaman mutluluk verir…

Yazı: Cenk R. Girginol

Önceki yazıSonraki yazı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir