Haberler

Tarçının kanıtlanan 10 faydası

Çok lezzetli bir baharat olan tarçın, binlerce yıldır tıbbi özellikleri ile ödüllendirilmiş. Modern bilim artık insanların uzun zamandır bildiklerini doğruluyor. Diyetisyen Emre Uzun, bilimsel araştırmalarla desteklenen tarçının sağlık için 10 yararını anlattı.

1- Güçlü tıbbi özelliklere sahip

Tarçın, tarçın ağaçlarının gövdeleri kesilerek yapılıyor. Daha sonra iç kabuk ve ardından odunsu kısımlar çıkarılıyor. Kuruduğunda, kıvrılan, ‘tarçın çubukları’ adı verilen rulolar oluşuyor. Bu çubuklar tarçın tozu oluşturmak için öğütülebiliyor. Tarçının kokusu ve tadı, bileşik sinnamaldehit oranı çok yüksek olan yağlı kısmından kaynaklanıyor. Bilim insanları, cinnamonun sağlık ve metabolizma üzerindeki güçlü etkilerin çoğundan sorumlu olduğuna inanıyor.

2- Yüksek oranda antioksidan içerir

Antioksidanlar, vücudumuzu serbest radikallerin neden olduğu oksidatif hasardan koruyor. Tarçın, polifenoller gibi güçlü antioksidanlarla yüklü. Yapılan bir araştırmaya göre, 26 baharatın antioksidan aktivitesi karşılaştırıldı, tarçın net kazanan oldu. Sarımsak ve kekik gibi ‘süper gıdaları’ geride bıraktı. Tarçın o kadar güçlü bir besin ki, doğal bir gıda koruyucu olarak da kullanılabiliyor.

3- İltihaplarla savaşır

Enflamasyon (yangı veya iltihaplanma) inanılmaz derecede önemli bir sağlık sorunu. İltihap kronik olduğunda sorunları oluşabiliyor. Tarçın bu konuda faydalı olabilecek bir besin. Çalışmalar bu baharat ve antioksidanlarının güçlü bir antienflamatuar özelliğe sahip olduğunu gösteriyor.

4- Kalp hastalığı riskini azaltabilir

Tip 2 diyabetli insanlarda, günde 1 gram veya yaklaşık yarım çay kaşığı tarçının, kan belirteçleri üzerinde faydalı etkilere sahip olduğunu gösteriyor. Total kolesterol, ‘kötü2 LDL kolesterol ve trigliserit düzeylerini azaltırken, ‘iyi’ HDL kolesterol sabit kalıyor. Yakın zamanda yapılan bir araştırmaya göre, günde sadece 120 mg tarçın dozunun bu etkileri olabileceği sonucuna ulaşılmış. Bu çalışmada, tarçının ‘iyi’ HDL kolesterol seviyelerini artırdığı ortaya koyulmuş. Hayvan çalışmalarında ise tarçının kan basıncını düşürdüğü gösterilmiş. Birleştirildiğinde, tüm bu faktörler kalp hastalığı riskinizi büyük ölçüde azaltabilir.

5- Dokuların insüline duyarlılığını artırabilir

İnsülin, metabolizmayı ve enerji kullanımını düzenleyen kilit hormonlardan biri. Kan şekerini, kan dolaşımınızdan hücrelerinize taşımak için de önemli. Sorun, birçok insanın insülinin etkilerine karşı dirençli olması. Bu insülin direnci, metabolik sendrom ve tip 2 diyabet gibi ciddi durumların bir işareti olarak biliniyor. Tarçın bu önemli hormonun işini yapmasına yardımcı olarak insülin direncini önemli ölçüde azaltabiliyor. İnsülin duyarlılığını artırarak aşağıda da anlattığımız gibi kan şekeri seviyesini düşürebiliyor.

6- Kan şekeri düzeylerini düşürür

İnsülin direnci üzerindeki olumlu etkilerinin yanı sıra tarçın, kan şekerini diğer birçok mekanizma ile azaltabiliyor. İlk olarak, tarçın yemekten sonra kan dolaşımımıza girerek glikoz miktarını azaltıyor. Bunu, sindirim sistemimizdeki karbonhidratların parçalanmasını yavaşlatan çok sayıda sindirim enzimini engelleyerek yapıyor. İkinci olarak, tarçının içindeki bir bileşik, insülini taklit ederek hücreler üzerinde etkili olabiliyor. Bu, insülinin kendisinden çok daha yavaş davranmasına rağmen, hücreleriniz tarafından glikoz alımını büyük ölçüde artırıyor.

7- Nörodejeneratif hastalıklar üzerinde faydalı etkilere sahip olabilir

Nörodejeneratif hastalıklar, beyin hücrelerinin yapısının veya fonksiyonunun ilerlemeli kaybı ile karakterize ediliyor. Tarçında bulunan iki bileşiğin, beyinde tau adı verilen ve Alzheimer hastalığının işaretlerinden biri olan bir protein birikimini engellediği görülüyor. Tarçının hayvan çalışmalarında Alzheimer ve parkinson hastalığına yönelik çeşitli gelişmelere yol açtığı gösterilmiş. Ancak bu konudaki insan araştırmaları henüz eksik.

8- Kansere karşı koruma sağlayabilir

Tarçın, kanser önleme ve tedavisinde potansiyel kullanımı için yaygın olarak çalışılmış. Ancak genel olarak kanıtlar, tarçın ekstrelerinin kansere karşı koruma sağlayabileceğini gösteren tüp ve hayvan çalışmaları ile sınırlı. Kanser hücrelerinin büyümesini ve tümörlerde kan damarı oluşumunu azaltarak etki gösteriyor ve kanser hücrelerine toksik gibi görünerek hücre ölümüne neden oluyor. Hayvanlar üzerinde yapılan bir araştırmada, tarçının, kolondaki detoksifiye edici enzimlerin güçlü bir aktivatörü olduğu ortaya koyuldu, bu da kanser gelişimine karşı koruyucu bir durum. Bu bulgular, tarçının insan kolon hücrelerinde koruyucu antioksidan tepkileri harekete geçirdiğini gösteren deneylerle de destekleniyor.

9- Bakteriyel ve mantar enfeksiyonlarıyla mücadeleye yardımcı olur

Tarçın ana aktif bileşenlerinden biri olan cinnamaldehyde, çeşitli enfeksiyonlarla savaşmaya yardımcı olabiliyor. Bu madde, enfeksiyonları azaltabilen ve diş çürüğü ve ağız kokusuyla mücadeleye yardımcı olabilecek antifungal ve anti-bakteriyel özelliklere sahip.

10- HIV virüsüyle mücadelede etkili olabilir

HIV, bağışıklık sisteminizi yavaşça parçalayan ve tedavi edilmediğinde sonunda AIDS’e yol açabilecek bir virüs. Cassia çeşitlerinden elde edilen tarçının, bu virüsün insanlarda en yaygın türü olan HIV-1’e karşı savaşmaya yardımcı olduğu düşünülüyor.

Sağlık için yararları olabilen tarçın cassia, kumarin içeriği nedeniyle büyük dozlarda sorunlara neden olabilir. Seylan (gerçek tarçın) bu konuda çok daha iyi ve çalışmalar kumarin açısından cassia çeşidinden daha düşük olduğunu gösteriyor.

Diyetisyen Emre uzun

 

 

Önceki yazıSonraki yazı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir