Haberler

Sen neymişsin be probiyotik!

Son yıllarda bağırsakların genel sağlığımız üzerindeki etkisi daha net ortaya kondukça probiyotikler, adından en sık bahsedilen ürünler haline geldi. Yeditepe Üniversitesi Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Hilal Karaca, probiyotiklerin, sindirim sisteminden kilo kontrolüne, insülin direncinden karbonhidrat emilimine kadar vücudumuz için birçok faydası olduğuna işaret ederek ilginç bilgiler verdi.

Genel sağlığın korunması söz konusu olduğunda beslenme alışkanlıklarımız dikkat edilecekler listesinde ilk sıralarda yer alıyor. Ancak bu konuda doğru bilgileri, doğru zamanda uygulamak son derece önem taşıyor. Özellikle son yıllarda yıldızı giderek parlayan probiyotikler de hak ettikleri değeri bulmaya başladı. Zira bu konuda yürütülen birçok araştırma, probiyotiklerin hem fiziksel hem de ruh sağlığımız için ne denli önemli olduğunu ortaya koyuyor. Özellikle vücudumuzun ikinci beyni olarak adlandırılan bağırsak sistemi için probiyotiklerin belirli yollarla ve yeterli miktarda alınması gerekiyor

Bağırsak sağlığı için vazgeçilmez

Bağırsağımızdaki farklı çeşit mikroorganizmalar toplulukları birçok metabolik işleve sahip bağırsak floramızı oluşturuyor. Probiyotiklerden elde edilecek faydaların bazılarını şöyle sıralayabiliriz: Bağırsak sistemini düzenliyor, bağışıklığı güçlendirmeye ve kilo kontrolüne yardımcı oluyor, bağırsak duvarını güçlendiriyor, kanser riskini azaltıyor, kalp hastalıklarına karşı koruyucu görev üstleniyor, karaciğeri koruyor ve besinlerin içerisindeki alerjenlerle savaşarak zararlı maddeleri temizliyor.

Her gün düzenli tüketilmeli

Takviye ya da besinler yoluyla alınabilen probiyotiklerin vücudumuzdaki etkilerinin görülebilmesi için her gün düzenli olarak tüketilmesi gerekiyor. Probiyotik ile zenginleştirilmiş yoğurt, kefir, boza, tarhana, fermente besinler, sirke, fermente peynirler hem ulaşılması kolay hem de kolaylıkla tüketilebilecek probiyotik besinler arasında. Probiyotiklere besin sağlayan prebiyotikler olarak ise yer elması, soğan, sarımsak, pırasa, kuşkonmaz, hindiba, keten tohumu, arpa ve yulafı sıralayabiliriz. Gün içerisinde ana veya ara öğünlerimize ekleyeceğimiz bir kâse probiyotikten zengin yoğurt veya bir bardak kefir probiyotik tüketimimizi düzenlememize yardımcı olabilir.

Probiyotik eksikliği nasıl anlaşılır?

Probiyotik eksikliğini anlamanın en kolay yolu, bağırsak sisteminde ortaya çıkan gaz, kabızlık, diyare ve ya şişkinlik hissi gibi bazı sorunlar olabiliyor. Bu eksikliği giderebilmek için, günlük beslenmemizde daha çok probiyotik ve prebiyotik besinlere yer vermemiz gerekli. Günde mutlaka 2-3 porsiyon yoğurt, cacık ve ayran gibi besinleri beslenmenize ekleyin. Eğer ihtiyacınız daha fazla probiyotik ise günde 1 porsiyon probiyotikli yoğurt veya kefir de tüketebilirsiniz. Salatalarınızda sirke kullanmayı unutmayın. Prebiyotik olarak mutlaka lif tüketiminizi arttırın, haftada en az 2 porsiyon kurubaklagil tüketin. Gerektiğinde doktorunuza ve diyetisyeninize danışarak size uygun probiyotik desteğini düşünebilirsiniz.

Probiyotiklerle ilgili notlar

  • Probiyotikler hemen etki göstermezler, etkilerini görebilmek için en az 2 hafta düzenli kullanılmalı.
  • Bağışıklık sistemi baskılanmış kişilerin (HIV, AIDS vb.) probiyotik tüketimi tehlikeli sonuçlara yol açabileceği için mutlaka dikkat edilmeli.
  • Metal maddeler probiyotiklerin etkinliğini azalttığı için, bu ikisini birbiriyle temas ettirmemeli.
  • Antibiyotikler ile probiyotikler aynı anda kullanılmamalı, aralarında en az 2 saat fark olmalı.
  • Doğru ve etkili probiyotik tüketimi için mutlaka bir uzmana danışılmalı.
Önceki yazıSonraki yazı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir