Haberler

Reçelci Niko’nun sihirli tezgahı

Tam 360 çeşit reçel! Yılın her gününe bir reçel düşüyor yani. Alaçatı’nın meşhur reçelcisi Niko, patatesten sarımsağa, patlıcandan kırmızı acı bibere her şeyin reçelini yapıyor… Reçellerinin ünü Türkiye’yi aşmış, dünyayı dolaşıyor… Niko Germiyan’ın lezzet sırrı ise çok basit aslında: “İyi bir reçelin içinde mutlaka sevginiz olmalı.”

Alaçatı’da bir reçelci var ama öyle bildiğiniz reçelcilerden değil. Ünü ülke sınırlarını aşmış. Eski ABD Başkanı Barack Obama’dan tutun da kralların, kraliçelerin, devlet başkanlarının, dünyanın önde gelen işadamlarının sofralarına kadar ulaşmış reçelleri.

Niko Germiyan, nam-ı diğer Reçelci Niko, haftanın yedi günü evinin önünde açtığı tezgâhta ev yapımı birbirinden farklı reçeller, peynir, zeytin, zeytinyağı gibi pek çok organik ürün satıyor. Antep fıstık, ceviz, patlıcan, damla sakızı, ıhlamur, kestane, kırmızı acı biber, patates, sarımsak… Klasikleri saymıyoruz bile… İnanılması güç ama tam 360 çeşit reçel var Niko’nun tezgâhında.

Niko’da yapay şeker kullanılmadan, geleneksel reçetelerle hazırlanan birbirinden lezzetli reçellerin yanı sıra pekmezler, kremalar, peynir, zeytin ve salça çeşitleri de var. Ayrıca Çeşme, Urla ve Ilıca bölgelerinin zeytinlerinden elde edilen soğuk sıkım ve sızma zeytinyağları da oldukça talep gören ürünlerden.

Sadece yetiştirdiği organik ürünleri satan bir üreticiden değil, aynı zamanda Avrupa’nın birçok şehrini gezerek farklı mutfakları deneyimleyen bir şeften bahsediyoruz. Ege mutfağına özel bir ilgisi var. Alaçatı’ya geliş hikâyesini kendi ağzından dinleyelim: “1923’e, mübadele yıllarına dayanıyor bizim hikâyemiz.

“Bahar reçelleri mevsim itibariyle genelde çiçek reçellerinden oluşur. Kokulu ve yeni açan meyvelerin çiçekleri çok lezzetli olur.”

Bizim aile de Selanik’ten gelmiş, Alaçatı’ya yerleşmiş. Akrabalarımız burada gıda işiyle uğraşmaya başlamışlar, hepsi de saygın birer esnaf olmuş. Benim Alaçatı’ya geliş sebebim de adını yemek tanrıçası Anna Perenna’dan alan restoranı kurmak içindi. Ama ne yazık ki çeşitli sorunlar yaşandı ve restoran kapandı, ben de işsiz kaldım. Bakmakla yükümlü olduğum bir ailem vardı. Daha sonra pazarın içinde yer alan bu evi kiraladık. Böylece hem oturacak bir yerimiz hem de ürünlerimi satacak bir tezgâhım oldu.”

Böylece hepsini Alaçatı’da yetişen malzemelerle yaptığı organik ürünler satmaya başlamış Niko. Reçellerinin ünü kulaktan kulağa yayılmış, müdavimleri önce ülkenin sonra dünyanın dört bir yanından çıkıp gelmeye, siparişler vermeye başlamış.

Peki nedir bu reçellerin bu kadar tutulmasının sırrı, lezzeti dışında tabii? “İyi bir reçelin içinde mutlaka sevginiz olmalıdır” diyor Niko ve mevsim reçelleri hakkında kısa bir bilgi veriyor ayaküstü: “Bahar reçelleri mevsim itibarıyla genelde çiçek reçellerinden oluşur. Kokulu ve yeni açan meyvelerin çiçekleri çok lezzetli olur. Mesela portakal çiçeği, limon çiçeği, gelincik, akasya reçellerinin şimdi tam zamanı.”

Niko’nun en büyük hayali ise zengin bir floraya sahip Alaçatı ve çevresinde yöresel narenciye tarhını vitrine çıkartmak. “Nadir bölgelerde yetişen ve tükenme tehlikesiyle karşı karşıya olan, aroması güzel meyve, sebze ve otların kışkırtıcı lezzetlere dönüşmesi için çalışıyoruz. 240 yıldır süregelen ailemizin yöntemleri ve gelenekleriyle yapmış olduğumuz reçellerimiz ve diğer ürünlerimiz ilk günkü doğasını koruyor.”

Yazı: Birgül Kopuz

Önceki yazıSonraki yazı

1 yorum

  1. Temmuz ayında foto projesi için gitmiş olduğum alaçatı da isminin muzo dede olduğunu öğrendiğim tontoş bir amcanın reçellerinden tatma fırsatı buldum,acı biber reçeli,kekik ve adaçayı reçelleri favorilerim arasında 🙂 rengarenk çekimler yaptım reklam olmasın ama yolunuz düşerse alaçatı da “muzo dedenin reçellerini” de denemenizi tavsiye ederim bu arada unutmadan alaçatının dar sokakları ve duvarlardan sarkan çiçekleri tam bir manzara şelaelesi fotoculara duyurulur,sevgiler…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir