Haberler

Balık tüketirken bu kurallara dikkat

Amerikan Kalp Vakfı adeta şifa deposu olan balığı haftada iki porsiyon (300 gr) tüketmeyi ihmal etmememizi öneriyor. Ancak seçerken, pişirirken ve tüketirken yaptığımız bazı hatalar var ki, balığın besin değerini düşürüyor, daha da kötüsü sağlığımızı tehdit edebiliyor! Peki balıktan maksimum fayda sağlamak için neler yapmalı, nelerden kaçınmalıyız? Acıbadem Kozyatağı Hastanesi Beslenme ve Diyet Uzmanı Ayşe Sena Binöz, balık tüketirken dikkat etmemiz gerekenleri anlattı, önemli öneri ve uyarılarda bulundu.

Çıtır çıtır balık belki daha lezzetli olabilir; ancak damak tadınıza hitap ederken sağlığınızı riske atmayın. Çünkü proteinlerin yüksek ısıyla birlikte yapılarının bozulmaya uğraması sonucu balığın protein içeriği düşüyor, bunun sonucunda da vücut için yararlı etkileri azalıyor. Balığı yağda kızarttığınızda, ısıyla temasla beraber besin değeri azalmakla kalmıyor; kızartma sırasında ağırlığına yakın yağ çekmesi nedeniyle kalori miktarı da artıyor. Aynı zamanda balığı ‘una bulayıp kızartma’ gibi hatalı pişirme tekniğinden de kaçınmamız gerekiyor. Bunun nedeni, vücut hücrelerine zarar veren, unun yüksek ısıyla teması sonucu ortaya çıkan heterosiklik amino asit (HMF) adlı bileşenlerin kanser gelişimine yol açabilmesi. Balığı kendi suyu ile buğulama yöntemiyle veya fırında düşük ısıda pişirmek daha sağlıklı bir tercih olur. Izgara, fırın ve buğulama yöntemleriyle hem balığın besin değerlerinden maksimum fayda sağlayabilir hem de alınacak olan fazla kalorilerin önüne geçebilirsiniz.

Asitli içecekler tüketmeyin

Vücuttaki yararlı etkilerini azalttıkları için balığın yanında gazoz, kola, meyve suyu ve meyve aromalı içecekler gibi asitli içecekler tüketmeyin. Tercih edeceğiniz taze limon sıkılmış maden suyu, sindirim sistemini desteklemesinin yanı sıra sağladığı antioksidan ve minerallerle daha sağlıklı bir seçim olacaktır. Balığınızın tazeliğinden eminseniz yanında ayran tüketebilirsiniz.

Limonla omega 3 kullanımını artırın

Balık tabaklarının olmazsa olmazı limon… Peki balığın üzerine limon sıkarak doğru mu yapıyoruz? Balığın üzerine sıktığınız limonun içeriğindeki C vitamini ve antioksidanlar, balığın içindeki omega 3 kullanımını artırıyor. Aynı zamanda balığın zehirleyici etkisi varsa vücuttaki toksik etkiyi de azaltıyor. Bu faydaları nedeniyle balığa limon sıkmanız doğru bir seçim olacaktır.

Yeşil salatayla C vitamini takviyesi yapın

Balıkta en az bulunan C vitamini düzeyini artırmak için yanında bol limonlu yeşil salata tüketin. Yeşil salata C vitamini açığını kapatarak omega 3 emilimini artırıyor. Aynı zamanda içeriğindeki yüksek posayla daha dengeli bir kan şekeri ve daha uzun süre tokluk sağlıyor.

Soğanla bağışıklığınızı güçlendirin

Balığın vazgeçilmezlerinden soğan, bağışıklık sistemimizi güçlendiriyor. Soğan ayrıca insülin salınımını artırıcı, kan şekerini düşürücü özelliğe sahip. Dolayısıyla yüksek kan şekeri seviyelerine sahip kişiler balığın yanında soğan tükettiklerinde daha dengeli bir kan şekeri elde edilebiliyor. Ancak gastrit ve reflü gibi sindirim sistemi hastalıkları olan kişilerin mide asidini uyarıcı etkisinden dolayı soğan tüketmemeleri daha uygun olacaktır.

Yoğurt tüketirken dikkat!

Süt ve ürünlerinin protein yapısında bulunan histamin, balıkta da bulunan histaminin etkisiyle normal düzeyin üzerine çıkıyor. Bu durumda balık bayatsa vücutta toksik etki yaparak sağlığımız için risk oluşturabiliyor. Balık taze ise toksik etki göstermeyeceği için yemek öncesinde, yemek yerken veya sonrasında süt ve yoğurt gibi süt ürünlerini tüketmenizde ise bir sakınca yok.

Sosunuz bu üçlüyü içermesin

Balığı kremalı, şekerli veya soyalı soslarla tüketmek, öğünümüzün basit karbonhidrat ve yağ içeriğini artırarak yüksek kalori almamıza yol açıyor. Domates veya salçalı soslar, sebze garnitür ilavesi veya püreleri ise dengeli ve sağlıklı seçimler oluyor; kilo kontrolü sağlamaya ve balığın tadını daha iyi almamıza katkı sağlıyor.

Küçükse kılçıklarıyla birlikte yiyin

Balığın kılçığında yüksek miktarda bulunan kalsiyum ile fosfor, kemik dayanıklılığı ve sağlığı için büyük önem taşıyor. Bu sağlıklı etkisi nedeniyle osteoporoz riskini azaltmak için hamsi gibi küçük balıkları kılçıklarıyla birlikte tüketmeyi alışkanlık haline getirmenizde fayda var.

Bu 5 özelliğe dikkat!

Bayatlamış balıktaki toksinlerin zehirlenmeye ve ölümlere neden olması, taze balık seçimini daha önemli hale getiriyor. İşte taze balığın özellikleri:

  • Gözleri parlak ve canlı, derisi parlak ve gergin olmalı.
  • Solungaçları kırmızı-pembe renkte olmalı.
  • Parmağınızı gergin ete bastırıp çektiğinizde parmak iziniz kalmamalı.
  • Başından tutup kaldırdığınızda kuyruğu dik durmalı.
  • Bayatlamaya başladığında asit kokusu yayar, dolayısıyla kokusuz olmalı.
Önceki yazıSonraki yazı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir