Haberler

Bağışıklığı güçlendiren 6 bitki çayı

Zencefil

Soğuk algınlığı ve ateş gibi şikâ-yetlerde zencefil doğal bir şifa kaynağı. Kan şekerini dengelemeye, ödem gidermeye, kötü kolesterolü (LDL) düşürmeye, mide kramplarını azaltmaya yardım ediyor. Taze zencefili; kabuk tarçın, portakal kabuğu ve karanfil ile hazırlayarak tüketebilirsiniz.

Zencefilin tüketilmemesi gereken durumlar:

Sedef veya safra kesesi hastalığında yüksek miktarda zencefil tüketimi kanamaya neden olacağından dikkatli olunmalı. Zencefil tüketiminin anne karnındaki bebeğin gelişimini olumsuz etkilediğine yönelik de birçok çalışma bulunuyor. Zencefil, pıhtılaşma bozukluğuna sahip kişilerin kullandığı ilaçlarla etkileşime girerek ilaçların fonksiyonunu engellediğinden, aynı anda birden fazla ilaç kullanıyorsanız, zencefil tüketimi hakkında doktorunuza veya diyetisyeninize mutlaka danışın.

Ihlamur

Ihlamur tüketimi öksürüğü azaltmaya yardımcı olabiliyor. Flavonoid içeriğiyle iltihabı gideriyor ve vücut direncini artırarak tedaviye yardımcı oluyor. Uykusuzluk ve strese de iyi geliyor. Ihlamuru karanfil, kabuk tarçın, defne yaprağı, taze zencefil, ayva ve ayva çekirdeği ile hazırlayarak tüketebilirsiniz.

Ihlamur çayının tüketilmemesi gereken durumlar:

Ihlamur çayı kan sulandırıcı etkisinden dolayı, kanamalara sebebiyet verebiliyor. Hamilelikte tüketilmemeli. İlaç etkileşimlerinden dolayı kullanmadan önce mutlaka doktorunuza danışın.

Adaçayı

Adaçayı; içeriğindeki bileşimler ve etkin bir yağ olan cineol içermesi sayesinde doğal bir antibiyotik özelliği taşıyarak hem bademcik ve boğaz enfeksiyonlarına karşı gerçek bir koruyucu görevi üstleniyor hem de öksürüğe iyi geliyor. Yaklaşık bir su bardağı suda bir tatlı kaşığı taze adaçayını 10 dakika ağzı kapalı olarak demleyin. Demleme süresi tamamlandıktan sonra bitkiyi daha fazla suyunun içinde bekletmeyin, mutlaka süzüp ayırın. Günde 2-3 defa gargarasını yapabilirsiniz. Hazırladığınız gargarayı iki gün bozulmadan kapalı bir dolapta saklayabilirsiniz. Ayrıca bir ayı geçmemek üzere günde bir çay bardağı adaçayı içebilirsiniz.

Adaçayının tüketilmemesi gereken durumlar:

Mide ve onikiparmak bağırsak ülseri olan kişiler, hepatit ve akut gastrit hastaları, düşük yapma riskini artıran bazı maddeler içerdiğinden hamileler ve emziren anneler tüketmemeli. Fazla adaçayı kullanımının beyinde toksit yapabileceği kanıtlandığından epilepsi hastaları da adaçayı tüketmekten kaçınmalı.

Papatya

Papatya çayının etkin maddelerinden apigenin, regl döneminde rahatlatıyor. İçerdiği alfa-bisabolol ve arzulene maddeleri ile mide ülserine karşı fayda sağlıyor. Karaciğer metabolizmasının sağlıklı çalışmasında ve vücudun toksinlerden arındırılmasında doğal yardımcılardan biri. Regl döneminde her gün tok karnına, demleyip içeceğiniz bir bardak papatya çayı sizi rahatlatırken, regl döneminden üç gün önce başlanması da etkinliğini artırıyor.

Papatya çayının tüketilmemesi gereken durumlar:

Papatya çayı bazı alerjik reaksiyonlara yol açabiliyor. Kan sulandırıcı ilaçlarla etkileşime girebileceğinden bu tür ilaçlarla birlikte kullanmayın. Gebelik dönemi ve emzirme döneminde tüketmeden önce mutlaka doktorunuza ya da diyetisyene danışın. Yine çocuklarda ne tür yan etkilere yol açtığına dair yeterli çalışma bulunmadığından, çocukların ve bebeklerin tüketmemesi gerekiyor.

Kurutulmuş kiraz sapı

Kiraz sapı; kendine özgü kimyasal yapısı ve mükemmel biyokimyası sayesinde, tedavi amaçlı kullanıldığında etkin maddelerini daha güçlü kılıyor. Kiraz, tuz dengemizi olumsuz etkilemeden vücuttan su atımını sağlarken aynı zamanda kanı sulandırmaya yardımcı oluyor. Sabahları aç karnına tüketeceğiniz bir avuç kiraz, kötü huylu kolesterolün (LDL) olumsuz etkisine karşı iyi bir savaşçı olup, trigliseridin ve kolesterolün düşürülmesinde ve dengelenmesinde etkili olabiliyor. Gerek toksinleri atma gerekse dolaşım bozukluğuna karşı; kaynamakta olan bir litre suya yaklaşık bir avuç kiraz sapını atıp 7 dakika ağzı kapalı olarak kısık ateşte kaynatın. Kaynama süresi tamamlandıktan sonra, soğumasını beklemeden süzün ve bir şişeye doldurarak buzdolabında koruyun. Yemeklerden yarım saat önce veya 2 saat sonra günde sadece bir su bardağı içebilirsiniz. Bir hafta uyguladıktan sonra üç gün ara verin, diğer hafta tekrar uygulayın ve kürü sonlandırın. Üç günden sonra artan miktarı kullanmayın. Kiraz saplarını kesinlikle sıcak suda yıkamayın, soğuk su kullanabilirsiniz.

Kurutulmuş kiraz sapı çayının tüketilmemesi gereken durumlar:

Kan sulandırıcı ve ödem atıcı etkisi sayesinde bu çayın devamlı olarak tüketilmemesi gerekiyor. Kiraz sapı çayını çocuklar, hamileler ve emziren kişiler de tüketmemeli. Emziren annelerde sütün lezzetinin değişmesine ya da bebeğin az da olsa etkilenmesine neden olabiliyor.

Yeşil çay

Yeşil çay; soğuk algınlığı ve gribal enfeksiyonlara karşı iyi geldiği gibi, hazımsızlığı gideriyor, vücuttan toksinlerin atılmasına yardımcı oluyor. İçerdiği polifenolik bileşikler sayesinde mideyi koruyor, kanser görülme sıklığını azaltabileceğine dair kanıtlar da bulunuyor. Yeşil çaydan en üst düzeyde faydalanabilmek için; 90 derecedeki suda 2 dakika boyunca yeşil çay yapraklarını bekletebilirsiniz. Yeşil çayı; elma, limon, karanfil, tane karabiber, taze nane, kabuk tarçın ve bal ile hazırlayabilirsiniz.

Yeşil çayın tüketilmemesi    gereken durumlar:

Yeşil çayın aşırı tüketimi; özellikle hamileler için oldukça tehlikeli olduğundan doktora danışmadan kesinlikle tüketilmemeli. Ayrıca fazla tüketilmesi durumunda; vücuttan olması gerekenden fazla sıvı atımı gerçekleşiyor, bu durum kalsiyum atılımını ilerleyen süreçlerde etkileyerek osteoporoz gibi kemik hastalıklarına da yol açabiliyor. Antihipertansif ilaçların etkinliğini artırabileceğinden dolayı yüksek tansiyonu olanların da yeşil çay tüketmesi sakıncalı.

Deniz Nadide Can – Beslenme ve Diyet Uzmanı

Önceki yazıSonraki yazı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir